<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-2353375805082380975</id><updated>2012-02-16T18:08:36.232-08:00</updated><category term='Istanbul Shopping Fest'/><category term='Melis Uslu'/><category term='maybe Salomanje'/><category term='saloniksv'/><category term='Sushico'/><category term='Serdar Ortaç'/><category term='360'/><category term='Patti Smith'/><category term='Frida'/><category term='Tiyatro Krek'/><category term='Robert Mapplethorpe'/><category term='IKEA'/><category term='İstanbul Modern'/><category term='IFW'/><category term='Bartu Küçükçağlayan'/><category term='Nil'/><category term='Delicatessen'/><category term='Nupera'/><category term='Apartman Projesi'/><category term='Berkun Oya'/><category term='Social Network'/><category term='King&apos;s Speech'/><category term='Galerist'/><category term='kahvaltı'/><category term='If Istanbul'/><category term='Melisa Cakarlar'/><category term='Büyük Ev Ablukada'/><category term='eelence'/><category term='Ayşedeniz'/><category term='Pera Müzesi'/><category term='Timuçin Esen'/><category term='Paulo Coelho'/><category term='Alain de Botton'/><category term='Özlem Süer'/><category term='Galata Şarküteri'/><category term='Nişantaşı'/><category term='Gökkuşağı Partisi'/><category term='Andy Warhol'/><category term='Babylon'/><category term='Galeri Nev'/><category term='Ankara'/><category term='Sertab Erener'/><category term='Retrospektif Party'/><category term='Hüseyin Çağlayan'/><category term='Beril Ateş'/><category term='Supermarket'/><category term='Rakı Ansiklopedisi'/><category term='sergi'/><category term='santralistanbul'/><category term='Nublu'/><category term='Eda Taşpınar'/><category term='Tamirane'/><category term='New Tork'/><category term='Kutican'/><category term='Reina'/><category term='Asmalımescit'/><category term='Kanyon'/><category term='Mine Vaganti'/><category term='Sosa'/><category term='Black Swain'/><category term='Lastik Pabuç'/><category term='Cirque du Soleil'/><category term='Her şey Aşk&apos;tan'/><category term='Macy Gray'/><category term='Dirtycopy'/><category term='Body Worlds'/><category term='Kapalıçarşı'/><category term='Oktoberfest'/><title type='text'>Minikisunique</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://minikisunique.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2353375805082380975/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://minikisunique.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>minikisunique</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08234045650881065748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://3.bp.blogspot.com/-PO4dnqTymQ4/TVoiB3EbRBI/AAAAAAAAAFc/1y6v93jgIO4/s220/prof.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>19</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2353375805082380975.post-3935405493629017211</id><published>2011-12-09T00:58:00.000-08:00</published><updated>2011-12-09T05:18:55.802-08:00</updated><title type='text'>ÖNYARGI</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-PMEBBG_MFRU/TuIHfWpNYCI/AAAAAAAAALU/yPydlF_2yvs/s1600/12.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" mda="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-PMEBBG_MFRU/TuIHfWpNYCI/AAAAAAAAALU/yPydlF_2yvs/s320/12.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Önyargı.yine altbilince oturmuş vaziyetteydi.En mutlu, en umursuz zamanın, herşeyden vazgeçip yeniden hayata dönmüş gibiydin.Uykudan uyanmış gibi olunca insan,sanki ömründe ilk kez Lunapark’a gelmiş gibi oluyor, ne varsa binmek,herşeyi denemek istiyor, ışıklar sönmeden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir adam.Bana bakıyor,ben bakmıyorum,ama iş o ya,bakmadığımı söylemiyorum, kafam ona dönük.Beni çok seviyormuş gibi bakan gözler, sevmek değil sevişmek istediği düşünüyorum.Çünkü he is loser,hep böyleymiş, ama popüler,bunun ona kadın olarak geri dönüşünü bekliyor, olmuyor.Eğlenceliymiş gibi ama değil gibi,çünkü işi bu,böyle görünmeli.Bir adamla görüp seni, aşık oluyor sana, başka adama kaptırıyor sonra.İstikrarın esamesi okunmuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir akşamüstü,Ankara’da çok meltem olmaz ya, esiyor ılık ılık. Bir masaya oturdum, tek bir adam konuşuyor,beş kişi ağzına bakıyor.Ben de bakıyorum ağzına, çok büyük,saçları,kafası,boyu posu adamın.Çok da konuşuyor ayrıca, gözleri bu kırsal iklimde gördüğüm en çapkın bakışlarla dolu.Bana göre komik, yanımdaki kıza göre net epic fail.&amp;nbsp;Bu iki buzlu viskilerin boşalmadan tekrar dolduğu masadan jazz konserine gitmeye kalıyoruz,adam ben de gelicem diyor.Bildiğini hiç sanmıyorum, bütün gece işinden elinden viskiyi düşürmeden bahseden adamın&amp;nbsp;gittiğimiz yeri bildiğinden bile şüpheliyim.Geliyor, yanımdaki kız arkadaşımla birbirlerinden etkilendiklerini düşünüyorum, İşte, diyorum oldular aslında. Ama garip birşey var adamda. Bunu anlamaya çalışırken bi bakmışısın son beş dakikadır gözünü ayırmamışsın ondan. Eve geldim,mesajlar.Çok ucuz&amp;nbsp;görüyoruz artık bu işleri biz kızlar. Aynı anda iki yakın arkadaş aynı tip mesajlar, bu işte bi iş arıyor aklı noksan çalışan kız.Ertesi gün yakın arkadaşın üst katı kapatıp parti verecek.Beyaz kabarık eteğin bu indie topluluğa hiç uymadı, üstelik ordakiler kadar sarhoş değilsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşağı in.Aynı adam,etrafındaki kalabalığa elindeki türk kahveli elmasını yiyor rakı içerken.Herkes gitti.Bahçede sadece ikimiziz.Bu arsız,iri ve kaba görüntünün altını görmek için, sanki jukebox ın kapağını açtım,cdlerle oynuyorum ve inanılmaz bir müzik arşivi var.Yıllardır Ankara’dayım ve anlattığı piyanisti hiç duymadım. Bi kısmını pek anlayamıyorum zaten şu an,ama seni mutlaka götürmem ve dinlemen lazım diyor.Başım dönüyor, ben eve gidiyorum.Yanımda bir çift kıskanç ve meraklı göz belirip eve bırakmak istiyor.İki yakın arkadaşlar sözde,eve teslim ediliyorum.Yukarı çıktım, aynı anda iki mesaj.Subject aynı.Bir cansıkıntısına maşa olmayacağımı,bunun bi bubi tuzağı olduğunu düşünürken anlıyorum ki birbirlerinden (milyonda bir gerçek olma ihtimali gerçekleşerek) haberleri yok.Daha doğrusu, biri aşikar, biri suyun altında yüzüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir akşamüstü daha.Yanımdaki kız beni biriyle tanıştırmak için ısrarla Atakule’nin tepesine götürmek istiyor.Ankaralılar bilir, sıkıntıdan karış karış hayvanat bahçesine&amp;nbsp;dahi &amp;nbsp;gidilir bu şehirde,yapacak şeyler tükendiğinde.Bir mesaj.Seni oraya götürmek istiyor,babasıyla sahne alan kızı dinlemeye.Kaçıyorsun,iki saat sonra barında martini yudumlarken,yanımıza gelen arkadaşının babası beş dakika önce yeni kız arkadaşıyla çıkıyor oradan. Orada, o müziği dinlerken,kendini saatlerin nasıl geçtiğini anlamamana sebep bir toz bulutunun üzerine yavaşça bıraktığının farkında değilsin.Tebrikler. Şu andan itibaren önündeki 5 ila 10 yıl boyunca sana sık aralıklarla &amp;nbsp;flashback sağlayacak deneyim zinciririnin içine hoşgeldin.Şimdi dalga geçiyorsun, konuşurken saçlarını inceliyor,dinlerken boy farkından boynun ağrıyor,kadehler çoğaldıkça ne anlattığından çok ağzının girdiği&amp;nbsp;şekilleri izliyorsun.Geçmiş olsun,son heyecanlı günlerine hoşgeldin. Bu dönem zarfında bir kuple cennet meyvesi yiyeceksin elbet, ama sağlam bir sarsıntıyla&amp;nbsp;uyandırıp kendine getiricez.O yüzden bu gece dalga geçmek de atış da serbest. Onu aptal ya da komik buldukça tehlike yaklaşır,biliyorsun.Yine de kredin yüksek son özgür alanındasın, ne yazıkki hiçbirşeyden haberin yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adam çekici değil(gibi geliyor),hiç var olmamış aynı zamanda yaşamamışız gibi.Bildiği,anlattığı,dinlediği herşey paralel bir evrenin varlığını sorgulatıyor bana.Buradan çık.Başka yere gidelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elim avucunun içinde.Sheraton’ın altındaki kalabalığın gözü tek bir noktada,gözlerdeki boşluk,vazife olunmayan soru işaretlerinin ibaresi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çıktım,başım dönüyor,ben eve gidiyorum.Hayır,ev değil burası, bi ofis.Bişey mi alıcaz, çok sarhoş, Hayır hayır,başta söylediğim herşeyi geri alıoyrum.Bu adam alkolik, ben eve gidiyorum.&amp;nbsp;Merdivenlerden parmakucuma basarak çıkıp yatağıma girebildim.Uyandım,5 mesaj.Pişmanlık, yine görmek istemeler mesajlarda. Hiç gerek yok deyip üzerine çizik atmak istiyorum,&amp;nbsp;gel gör ki&amp;nbsp;öğleden sonra yanındayım.&lt;br /&gt;Sanki bir robot beden geldi bir paketin içinde.:Robotun kafasından bir fermuar açılıyor, içinden sevgi dolu,inanılmaz coşkulu,gözü gözüme değecek gibi olan,başka bi oluşum çıkıyor.Aynı zamanda deli ve de istikrarsız.Bana hiç kendimde var edemediğim bir coşku,güzellik, mutluluk veriyor kısa zaman içinde,ateşten bir gömleğin düğmelerini yavaşça ilikliyorum farkında olmadan.Tatlı tatlı içiyorum zehiri.Kendimi uyanık sanarken sızmışım farkında değilim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkisinin de birbirinden korkması,ikisinin de her an kaçıp gidecek gibi olması,birinin yerliliği birinin yolculuğu,birinin sakinliği ötekinin deliliği,hiçbiri dert değildi.Zaten bunlar lezzetini artırırdı işin.&lt;strong&gt;İnat ve tezat&lt;/strong&gt; kararında ise,’must have’ parçalarıdır kreasyon için&lt;strong&gt;.&lt;/strong&gt;Herşey birbirine karışıyor, eller,saçlar,nefesler.Rutinden çıkıyor,roller unutuldu,maskeler çıkarıldı.Tarihte tek bir defa olacak,hatta olamayacak birşeydi bu.Uyanır uyanmaz birbirini görmek için bahanelerden yumak yapıyor,ertesi günün sabahı güneşi beraber karşılıyorlar,deli bunlar.Herşey,iş,güç,aile,dostlar, başka bir evrende slowmotion ilerliyorlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bu yüzden korkutucuydu.Arada bir bana gelen hüzün,ona gelen huzurun verdiği huzursuzluk,bundandı.Gerçekdışı güzellikhep rahatsız edicidir.Kusursuz şeylere hayranlık duyuyoruz ama gerçeklikten uzak geldiğinden hiçbirzaman benimseyemiyoruz.Bu yüzden insanoğlu,kusursuz gördüğü şeyi kusur sahibi yapmaya çalışmıştır hep.Gerçeğe alışkınız,ama ağzımıza çalınmış bu bir parmak bal,keyif verdiği günleri geride bıraktı,şimdi tedirgin ediyor.Tadını unuttuk şekerin, şimdide zehirle şekeri ayırt edemiyoruz.Kafada hep bu hissin yok olacağı zamanı&amp;nbsp;hesaplıyoruz,hazır olmak için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dokunduğu her an daha güzelleşiyorum,bana iyi geliyor.Sadece iki saat uyuyorum,yemiyor içmiyor,gözümden sağlık fışkırtıyorum.&lt;br /&gt;Son güne günaydın.Gidiyorum.Sevmiyorum ama çok eğleniyorum,sanıyordum. Bugün herşeyi idrak etme derslerine seni ne kadar sevdiğini göstermeye çalışırken katılacaksın.&lt;br /&gt;Checklist’lere başvuruyor,geçmişten örneklerle betimlemeler yapıyor;ona şunu demedim,bunun için&amp;nbsp;bunu yapmadım,sana yapıyorum.Salakça olan herşey, çok samimi o an.Şeffaf. Balkondayız. Big Chefs’e giren çıkanı izliyoruz. Tatlı yapıyorum, şarap dolduruyor.Müzik ağlatıyor.Uzak duruyorum.Uzak duruyor. Gece olmuş,son 7 saati aynı yerde sohbet devam ediyor.Bu şu an öyle mümkünat dışı ki, belki bu yüzden böylesine eşsiz geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk uyku.O odada uzun süredir yabancı uyumamış.Çünkü o oda aile evinde. O odada geçmiş var, çocukluk var, aşk, sevinç, heyecan içeren ne kadar anı varsa, var, burası yalnız yaşadığın ev değil, garsoniyerin değil,bu odada büyüdün. Sabaha kadar gidecek diye izliyorsun,arada uyanmasını bekliyorsun. Sabah oldu, kahve içmeye senin çok sevdiğin biyere gitmek istiyorsun,o da seviyor.Sen çocukluğun o sokakta geçtiği için,o, oradaki güzel anıları için.Güzel anılarını kıskanıyorsun.Sonra kıskandığına kızıyorsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle bir adam değildin ki sen.7 yıl süren bi ilişkin varken dünya güzeli bi kıza kapı gösterebilmiş bir adamsın.Hayatını yaşamak,ruhunu dinlemek istiyordun.Eğlenmeyi ,eğlendirmeye bayılıyorsun,Dostlarından ve çevrendeki kalabalıktan besleniyorsun,her zaman akıl danışılansın,çünkü çevrendekilerin hayatına müdahale etmeyi misyon edinmişsin. Seviyosun bu işi. &amp;nbsp;Kendi hayatının boşluklarına kılıf geçiriyor bu durum.&amp;nbsp; Hem özgür olmalısın, hem bağımlılıklardan kopmamalı. Bir insanın hayatına girebilecek en ince adamsın,aynı zamnada da en kaba. En iyi muhabbeti çevirensin; ama şu an bu masada,sabahın 7’sinde Pelit’te karşında oturan kızı kıskanan,geçmişle alakalı tek kelimeye tahammül edemeyen adam sen değilsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gönderdin, gözünden sakınmaya,ona bişey olacak diye korkmaya başladın,hangi pastayı sever diye sormak için aile fertlerini aramaya başladın ki bu hiç iyi bişey değil. Korkuyorsun.&lt;br /&gt;Akan bi suyun içinde ben de akıyorum,ama nereye olduğumu bilmemek gibi bi klişeye takılmışız o yıllarda. Bunun için sudan çıkmak istedim. O gün, o bardakları cama fırlatmadan, televizyonu kızmadan,kolumu bırakmak için üzerimdekini yırtmayı göze almadan önce,bir daha hiç bu kadar sağlam içmeyi başaramayacağımı, hiç bu kadar güzel öpemeyeceğimi, hiç bu kadar güzel bakamayacağımı, hiç bu kadar gerçek hissetmeyeceğimi,hiç bu kadar kocaman kelebek yutup midemde barındırmayacağımı, o şehirde geçirdiğim son güzel günler olduğunu gerçekten bilmiyordum.&lt;br /&gt;Steve Wonder/Sunshine of my heart ve Toto/Georgy Porgy’yi&amp;nbsp;yıllardır her duyduğumda o an içinde zaman karmaşası yaratır,beni başka biyere alır ve hep en sevdiğim şarkılar olarak kalır.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;Black Magic Woman’a gelince, tüm esmerleri spesiyalize etmek için ideal şarkı, &amp;nbsp;kime söylesen kendini özel hissedicek mecbur. Biliyorum ki hala bi yerlerde bir esmere ithaf.&amp;nbsp; Ben de öyle düşünmüştüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-_ODUnDowMiA/TuHWyxwGKZI/AAAAAAAAALE/oke-T3aAOsc/s1600/tumblr_l86ueliS1Z1qc5tk0o1_1280.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="206" mda="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-_ODUnDowMiA/TuHWyxwGKZI/AAAAAAAAALE/oke-T3aAOsc/s320/tumblr_l86ueliS1Z1qc5tk0o1_1280.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2353375805082380975-3935405493629017211?l=minikisunique.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://minikisunique.blogspot.com/feeds/3935405493629017211/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://minikisunique.blogspot.com/2011/12/onyargi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2353375805082380975/posts/default/3935405493629017211'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2353375805082380975/posts/default/3935405493629017211'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://minikisunique.blogspot.com/2011/12/onyargi.html' title='ÖNYARGI'/><author><name>minikisunique</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08234045650881065748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://3.bp.blogspot.com/-PO4dnqTymQ4/TVoiB3EbRBI/AAAAAAAAAFc/1y6v93jgIO4/s220/prof.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-PMEBBG_MFRU/TuIHfWpNYCI/AAAAAAAAALU/yPydlF_2yvs/s72-c/12.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2353375805082380975.post-5388274297260773500</id><published>2011-08-15T05:11:00.001-07:00</published><updated>2011-08-15T05:11:46.412-07:00</updated><title type='text'>GOD BLESS OUR MEN</title><content type='html'>&lt;img alt="image" class="inline_image" onclick="$(this).toggleClassName('inline_image'); return false;" src="http://media.tumblr.com/tumblr_lo0n0cy7Sq1qhc8qq.jpg" style="cursor: pointer;" /&gt;&lt;br /&gt;Cok pis saçmalayasım var canım .Bir zamanlar mektup yazarmışız, eşyalarımı düzenlerken çekmecemden neler çıktı bir görsen. Tez zamanda cok şeyi bırakıvermişiz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben şimdi gidiyorum on güncüğüne.yok canıım çılgınca eğlenmeye değil dinlenmeye. Orada bol bol yazarız yazmasına,tumblr,twitter yerine kalem kağıt olaydı iyiydi, ama onu hemen kayıb ediyoruz azizim.&lt;br /&gt;Konumuza dönecek olursam, bugünkü konumuz ”TYPES OF OFFICE PEOPLE”&lt;br /&gt;Kendilerini 8 ana maddede inceledik ve ortak sonuçları değerlendirmek üzere sizlerle paylaşıyorum.&lt;br /&gt;-&lt;strong&gt;womanizer cemaat&lt;/strong&gt;: Kadın cemaati en fenası arkadaş.Hani bazıları var, evli,mutlu,çocuklu falan.Enerji tavan.Ay elimde masanın izi çıkmış ahahahahaha şeklinde tüm gün kaleme silgiye hallenip çıkışlar yapabilecek kafalarda. Ya ben general manager of the manic depression ya da there’s something unreal.(Ya da Sia ablamız demiş,&amp;nbsp;Some people have real problems diye)&lt;br /&gt;These types of people; çalışan, kendisiyle geyiğe katışmayan,parfümünü sormayan ya da ay makyajın süper olmuoooş gibi yalaka durumlara girmeyen insanlara gelip,aa yüzüğe baaak,ojenin rengine baak,ben sürsem sokağa çıkamam ayol o ne öyle suluboya gibi, tarzında boş vakitlerine değer katmaya çalışırken, üzerine oynanan kurban ne yapmalıdır, merak içindeyim.&lt;br /&gt;Muhabbetler kıpkısır,ofiste,öğle arasında,akşam çıkışta,hep fiks menü. Aynı fake kahkalarla reaksiyon almak için 4 yıl 4 tane hikaye danışıklı olarak döndüğü,kendini geliştirmekle yakından uzaktan alakası olmayan,memuriyetin öbür versiyonu, herkesin kendi çöplüğünün kralı olduğu,bir nevi boş işler müdürlüğü ittifakı departmana&amp;nbsp;verdiğimiz ad.&lt;br /&gt;Azcık alımlı, kendine bakan biriysen de sıçtın,etek boyun iki parmakla avam ilan edebilir seni, aman diim.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ofis Piranhaları&lt;/strong&gt;: Bu arkadaşın iş akışıyla alakası yoktur, komik ama zamanla irite edicidir.&lt;br /&gt;Öğleden sonrası kayıntısı durumu var ya,ofisin iki üç açık alanına biriniz bişey bıraktınız, kurabiye,meyve,zart zurt, ya da amerikanyalı çalışanlarınız cookie lerini personele sunmuş vaziyette,karpuza konuşlanan arı misali etrafından ayrılamayan reflü adayı çalışan,&lt;br /&gt;doğumgünlerinde kalan pasta dilimlerine kitleyen,çaycıyı takibe alan,&lt;br /&gt;Yok değil. var.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ayti Nördi Pipıl&lt;/strong&gt;: Rahat olun, It ye gelene kadar hayat biraz kadından uzak nörd geçtiğinden kelli, öle sen ben gibi hiçbişeyi kişisel algılamayacağından,everything is ok.Biraz tembel bi IT ise,(ufak şirinliklerle evladım) hanım arkadaşlaerın sorun yaşamayacağını düşünürüzü ancak, sosyal zayıflıklarından ötürü örgütlenmeye müsait yapıya sahibiyet de görmüşlüğümüz var tabi.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;ne oldum delisi a.k.a. küçünk zımparatorlar&lt;/strong&gt;:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img alt="image" class="inline_image" onclick="$(this).toggleClassName('inline_image'); return false;" src="http://media.tumblr.com/tumblr_lo0ntuzJOb1qhc8qq.jpg" style="cursor: pointer;" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arkadaş efsane.Her mercide.Yıllarca bigün kral olmayı beklemiş, hayal etmiş,ve sonunda vurmuş abi,ya departmanında kallavi bi müdür olmuş, hadi sizin dilinizde de kendi ajansını kurmuş olsun.İlk işi arap kültürü işlemeli alt benliğin verdiği görgüsüzlük güdüsüyle elini ilk Porsche’nin kapısına, öbür elini de fiyaka rezidansa atmak. Hepsi evlidir,of course bebeğim.Metres yok değil, ”bayan arkadaş” diyelim.&lt;br /&gt;Sorsan ”Napıosun bu akşam?” ”belki bi Lucca’ya inerim”.&lt;br /&gt;İmkb yükselişiyle aynı seviyede yükselir golf,yelken,spor aşkı, erkek kuaföründe ve solaryumda geçen saatler arttıkça kaşlar ve yanaktaki tüyler azalır(lazerinkeşfi).Yürüyüş,konuşma,saçlar ahenk kazandıkça bakışlar aynı oranda donuklaşır, ha bir de tüm ofisi kendine gizlice potansiyel belirlemişler onu da yeni farkettik.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İsyankarım ulen&lt;/strong&gt;: Bu şirket bu arkadaş olmazsa batar onu baştan söyliim.,&lt;br /&gt;Bütün şirketin yükü onda.Hayat hep bize güzel. Kendine ayıracak 5 dakkası bile yok.&lt;br /&gt;Tüm neşesini aldırmak,enerjisini sömürtmek,işinden,hayatından soğumak ve uzunca bi sessizlikte kalmak isteyen tüm personeli bu arkadaşla sigara içmeye plazanın önüne davet ediyoruz.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ağustos böceği&lt;/strong&gt;: Bir kısım insan var ki, hala anlamadığım,Hürriyet magazin sayfasını hatim etmiş,fotoğraf sırasını ezbere bilen.Yanından insan(collegue) geçince boşluğa kitlenen,göz temasından kaçınan,ağzındaki lokmayı çiğnemek yerine öğüten,farkedilmedğini sanan.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Anna Vintour’lar&lt;/strong&gt;: &lt;br /&gt;&lt;img alt="image" class="inline_image" onclick="$(this).toggleClassName('inline_image'); return false;" src="http://media.tumblr.com/tumblr_lo0nh1VLzX1qhc8qq.jpg" style="cursor: pointer;" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Herkese bir kulp mu? hayır hiç huyum değil.Harbi çalışkan arı bir departman varsa da işte burdan yetmiş milyona duyuruyorum MARKETING abicim. Yiğidi öldür hakkını yeme şimdi.)&lt;br /&gt;Geldik şirketin sağ kolu ya da sahibi femme fatale medele.Ama bahsimiz seksapelden ziyade tavrıyla öldüren kadın.&lt;br /&gt;Bizdeki Anna Vintour’un inanmazsınız efendim saçı bile aynı modeldi ilk gördüğümde.Otokontrol ve sistematizm insanı(sistematizm nedir acaba).&lt;br /&gt;Baskın,fashionista,net,ne istediğini bilen,çok zaman fazla açıksözlü,taraf tutmayan,herkese eşit mesafede,ideal bir profesyonel anakraliçe mode on departmanda.&lt;br /&gt;Bu tip insanın içi her zaman hırs küpü değildir yalnız uyandıriim , benim en çok anlaştığım modeldir bizde mesela.&lt;br /&gt;Sonuç olarak, birşeyi öğrendim şu hayatta:&lt;br /&gt;Single kadından,&lt;br /&gt;Loğusa kadından,&lt;br /&gt;Menapozu gelmiş kadından&lt;br /&gt;kaçın anacım.&lt;br /&gt;God bless our men.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2353375805082380975-5388274297260773500?l=minikisunique.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://minikisunique.blogspot.com/feeds/5388274297260773500/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://minikisunique.blogspot.com/2011/08/god-bless-our-men.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2353375805082380975/posts/default/5388274297260773500'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2353375805082380975/posts/default/5388274297260773500'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://minikisunique.blogspot.com/2011/08/god-bless-our-men.html' title='GOD BLESS OUR MEN'/><author><name>minikisunique</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08234045650881065748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://3.bp.blogspot.com/-PO4dnqTymQ4/TVoiB3EbRBI/AAAAAAAAAFc/1y6v93jgIO4/s220/prof.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2353375805082380975.post-1891232500783815812</id><published>2011-03-22T07:14:00.000-07:00</published><updated>2011-03-22T07:47:06.809-07:00</updated><title type='text'>SERSERİ AKINI</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh4.googleusercontent.com/-sHXdCXMPtl4/TYiqvKr3wTI/AAAAAAAAAKI/x3oDcc1-Vnc/s1600/jamiroquai2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" r6="true" src="https://lh4.googleusercontent.com/-sHXdCXMPtl4/TYiqvKr3wTI/AAAAAAAAAKI/x3oDcc1-Vnc/s320/jamiroquai2.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh4.googleusercontent.com/-7qzmkXz8y9I/TYiqxF-f0XI/AAAAAAAAAKM/vRD2yP5yNuo/s1600/Jamiroquai.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" r6="true" src="https://lh4.googleusercontent.com/-7qzmkXz8y9I/TYiqxF-f0XI/AAAAAAAAAKM/vRD2yP5yNuo/s320/Jamiroquai.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;En çok heycanlandığımdan başlamak en kötü huyum,sırasıyla olmaz buralarda hiç işler. &lt;strong&gt;Ekşi sözlükten bir yazarımız &lt;/strong&gt;"benim jamiroquai sevmediğim bir dönem vardı. sanırım orta sondaydım. o dönemde uzaylıların beynimi ödünç alıp incelediğini düşünüyorum.geri getirdiler sağ olsun."&lt;span class="" dir="ltr" id="eow-title" title="Anastacia &amp;amp; Jamiroquai - Bad Girls"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;diye özetliyor durumu. Jay Kay dostumuz biraz ilginç adam.15 yaşında evden kaçıp işlemediği suctan tutuklanıp sonra da müzik yapmaya karar vermiş. Henüz anonim bi bilgi olsa da tüm fanları ve gençliği sarmış olan konser haberi hepimizi meraklandırmış durumda. En son 2003 te biz össye falan hazırlanırken ülkeye ayak basmış olan Jay, bu sefer daha da coşturucaktı bence. Çünkü&amp;nbsp; Funk ve acid&amp;nbsp;caz, Türkiye’de daha tutulur müzik türleri haline geldi. Bu sefer, konserin tarihi ve yeri de daha uygun görünüyor.&amp;nbsp;Pek çok insan Haziran sıcağında&amp;nbsp;Boğaz’da keyifli saatler geçirip dans etmek isteyecektir. Kaçırılmaması gereken bir konser bence. Gidip, Virtual Insanity, Cosmic Girl, Deeper Underground, When You Gonna Learn, Canned Heat, Space Cowboy, Dynamite gibi şarkılarla kurtları dökmek lazım.&lt;br /&gt;&lt;a href="https://lh6.googleusercontent.com/-QIr-kpkrUjE/TYiqzUKgOMI/AAAAAAAAAKQ/6qpU7ezFaHM/s1600/jay.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" r6="true" src="https://lh6.googleusercontent.com/-QIr-kpkrUjE/TYiqzUKgOMI/AAAAAAAAAKQ/6qpU7ezFaHM/s320/jay.jpg" width="256" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi haberlerin ardı arkası kesilmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Skins a.k.a. Skunk Anansie muhabbeti daha gecen&amp;nbsp;salı St. Mitchelle gecesinde uzunca süre cereyan etmesinin ardından bugün öğreniorumki bu yaz İstanbul'a gelecekler trenine binmiş bulunuyor kendisi de. Bilenler hatırlar, 1994'te kurulan grup 2001 de dağılmış hatta bu ara Skin&amp;nbsp;kendi başına takılmış,baya da iyi işler çıkarmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh4.googleusercontent.com/--929oONY2Mg/TYiw45qQxsI/AAAAAAAAAKc/ZYeCRuPZdHw/s1600/skunk-anansie.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" r6="true" src="https://lh4.googleusercontent.com/--929oONY2Mg/TYiw45qQxsI/AAAAAAAAAKc/ZYeCRuPZdHw/s1600/skunk-anansie.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Türkiye’de çok geniş olmasa da fanatik bir hayran kitlesi olan grubu kaçırmamak gerekiyor. Hiçbir şarkısını bilmiyor/sevmiyor olsanız dahi, solistleri Skin’in müthiş karizmasına şahit olmak, en kalın ve en tiz tonlar arasında rahatlıkla dolaşan sesini duyup hayran olmak için gidilir bu konsere. Grubun leziz şarkılarını; Skin’in solo kariyerindeki hitlerden Faithfulness gibi muazzam şarkılarını dinlemek için gidilir bu konsere.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh3.googleusercontent.com/-FTXORTtQgFc/TYivONPKHtI/AAAAAAAAAKU/xXUuK2Ed_Ns/s1600/Skin_of_Skunk_Anansie_in_Glastonbury2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="207" r6="true" src="https://lh3.googleusercontent.com/-FTXORTtQgFc/TYivONPKHtI/AAAAAAAAAKU/xXUuK2Ed_Ns/s320/Skin_of_Skunk_Anansie_in_Glastonbury2.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh3.googleusercontent.com/-D-BT2PfQa8o/TYivV1FLsnI/AAAAAAAAAKY/8r9MdT0EoKA/s1600/skin.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" r6="true" src="https://lh3.googleusercontent.com/-D-BT2PfQa8o/TYivV1FLsnI/AAAAAAAAAKY/8r9MdT0EoKA/s320/skin.jpg" width="231" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&amp;nbsp;Hazır Skunk Anansie hakkında yazmışken, solistleri Skin için de ayrı bir parantez açayım. Rock tarihinin en iyi kadın vokallerinden olan bu hanım, ilginç görüntüsünün kendisine kattığı karizma ve tanrı vergisi muazzam sesi ile çoktan gönüllerin “hall of fame”ine girdi. Grubun 2001′deki dağılmasından sonra solo kariyerine başlayan Skin, Fleshwounds ve Fake Chemical State gibi albümleriyle kendi başına da önemli işler yapabileceğini kanıtladı. Fleshwounds’dan yayınladığı single’lardan biri olan Faithfulness ile ortalığı kasıp kavurdu.&lt;br /&gt;Faithless’ın solisti Maxi Jazz’e benzeyen ve kimileri için ürpertici bile nitelenebilecek garip görüntüsü ve olağanüstü sesi ile Skin en beğendiğim vokallerden biri ve bence rock müziğe çok yakışan, kadınların rock söylemesine mesafeli olan beni bile kendine hayran bırakan bir solist. Sırf onu görmek/dinlemek için bile bu konser kaçırılmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Esas bi adam var ki sormayın gitsin.&lt;br /&gt;Türkiye’de daha çok&amp;nbsp;”Bongo Bong” ve “Je ne t’aime plus” gibi şarkılarıyla popüler olan; aslında bunların çok ötesinde kemik bir hayran kitlesi olan bir şarkıcı.&lt;br /&gt;Aslında Manu Chao’nun Türkiye’de bilinirliğiyle ilgili durum biraz ilginç.&amp;nbsp;Pek çoğu farkında olmasa da, Türk futbolseverleri arasında çok popüler Manu Chao. Bunun da sebebi NTV’nin La Liga jeneriklerinde kullandığı, çok eğlenceli bir şarkısı olan “Rumba de Barcelona”. Futbolseverlerin Manu Chao’yu tanımasında bir başka etken de bazı konserlerinde GALATARARAY FORMASI giyiyor oluşu. Manu, sıkı bir&amp;nbsp;GALATASARAY&amp;nbsp;TARAFTARI ve bu formayı sadece Türkiye konserinde değil; Glastonbury gibi, günümüzün en büyük festivallerinde bile giydi.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;İnanmayana kanıtı: &lt;a href="http://www.rockpeaks.com/video/c/Chao-Manu/Glastonbury-Festival-2002/Rumba-De-Barcelona" onclick="javascript:pageTracker._trackPageview('/outgoing/www.rockpeaks.com/video/c/Chao-Manu/Glastonbury-Festival-2002/Rumba-De-Barcelona');"&gt;http://www.rockpeaks.com/video/c/Chao-Manu/Glastonbury-Festival-2002/Rumba-De-Barcelona&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh6.googleusercontent.com/-DCQaJzOOmPs/TYi2TkZD_hI/AAAAAAAAAKg/MLsD34HL67Y/s1600/manu_chao08_ab.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" r6="true" src="https://lh6.googleusercontent.com/-DCQaJzOOmPs/TYi2TkZD_hI/AAAAAAAAAKg/MLsD34HL67Y/s320/manu_chao08_ab.jpg" width="211" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh4.googleusercontent.com/---r1a9F7ESU/TYi2WTn2ViI/AAAAAAAAAKk/jMk8p5D9ZE4/s1600/Manu%252BChao.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" r6="true" src="https://lh4.googleusercontent.com/---r1a9F7ESU/TYi2WTn2ViI/AAAAAAAAAKk/jMk8p5D9ZE4/s320/Manu%252BChao.jpg" width="209" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Futbolseverleri geçersek; Manu,&amp;nbsp;Türkiye’de kendi hayran kitlesine sahip olan bir şarkıcı. “Bongo Bong”, “Je ne t’aime plus” ve “Rumba de Barcelona” gibi popüler radyolarda bile çalınan bilindik şarkılarının yanında; Fransızca, İspanyolca, İngilizce, Arapça, Portekizce ile Bask ve&amp;nbsp;Galiçya dili gibi dillerde şarkıları olan bir dünya vatandaşı adeta. Müziğini tarif edemiyorum; kendine özgü bir sound’u var. Ekşisözlük’ten bir yazarımız da&amp;nbsp;“Bob Marley’in İspanyollar tarafından bulunup, büyütülmüş gayrimeşru çocuğu” demiş onun için:)&lt;br /&gt;Yukarıda dediğimiz gibi bu konserlerden ikisi 18 ve 19&amp;nbsp;Nisan tarihlerinde Babylon’da olacak.&lt;br /&gt;Manu’nun Türkiye’deki hayran kitlesi ve Babylon’un kapasitesini düşününce, iki gün üst üste bile olsa, konser biletlerinin kapanın elinde kalacağını&amp;nbsp;görmemek zor.&amp;nbsp;Biletler henüz satışta değil; ama aportta kalıp, elimizi çabuk tutmamız gerekecek.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2353375805082380975-1891232500783815812?l=minikisunique.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://minikisunique.blogspot.com/feeds/1891232500783815812/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://minikisunique.blogspot.com/2011/03/en-cok-heycanlandgmdan-baslamak-en-kotu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2353375805082380975/posts/default/1891232500783815812'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2353375805082380975/posts/default/1891232500783815812'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://minikisunique.blogspot.com/2011/03/en-cok-heycanlandgmdan-baslamak-en-kotu.html' title='SERSERİ AKINI'/><author><name>minikisunique</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08234045650881065748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://3.bp.blogspot.com/-PO4dnqTymQ4/TVoiB3EbRBI/AAAAAAAAAFc/1y6v93jgIO4/s220/prof.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='https://lh4.googleusercontent.com/-sHXdCXMPtl4/TYiqvKr3wTI/AAAAAAAAAKI/x3oDcc1-Vnc/s72-c/jamiroquai2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2353375805082380975.post-4204289366604076454</id><published>2011-03-22T05:48:00.000-07:00</published><updated>2011-03-22T06:02:45.927-07:00</updated><title type='text'>OH MY GOD I CANT BELIEVE IT</title><content type='html'>Oh my god &amp;nbsp;its anbiliiiivıbıl!Bloguma kavuştummu yoksa, bu sabahın ikinci güzel haberi de bumudur? nasıl anlatsam,nerden başlasam..&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Blogspot kapandı,aman kapanırsa kapansın, ben de kendi sitemi acarım dedim,eğreti durdu,alışamadım,erteledim,resmen yazamadım. Ne sabah hazal'ı acar oldum, ne sabahları önümde duran Radikal &amp;nbsp;sayfalarını karıştırdım, gözümün önünde gerçekleşen heyecanla beklenilen event lere gözümün ucuyla bakıp ilgilenmiomuş gibi yaptım, uzunca kendimi kandırdım, tadımı tuzumu kaçırdım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyseki bu sabah güzel bi kaç görüşme, alınan yüzgüldürücü haberler üstüne kendimi burda, parmaklarımı bb yerine bilgisayarımda bulunca, nefes alıomuş gibi geldi, ta yıllar önce küçük küçük bloggerlar böyle cümleler kurardı da dalga geçerdim, neymiş blogsuz ölürmüş vah canım! diye. Galiba bu bi sendrom. Üretime geçtiğin vakit, durduğumuz zaman biriktirdiklerin&amp;nbsp;sana ağırlık veriyor sanki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu zaman zarfında neler olmadı ki!&lt;br /&gt;hepsinden bahsedebilsem keşke, ama sürmenaj denen o vahim şey bende kronik.&lt;br /&gt;Vogue da kendinizi suhiyle ıstakoza vurmanın,Wanna da fusion lezzetlere konmanın,ilerleyen saatlerde farkında olmadan kendini kulüpte bulmanın insana ve mideye iyi geldiğini farkettik,ama bünyeye bu kadar iyi gelmediğini aynalardan duyarak,sporla haşır neşir olmaya çaba sarfederken,bide üstüne taşınma telaşını ekledim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pakistan'dan gelen misafirler, onlarla gecen cook eğlenceli iki günü yazacaktım,söz bile verdim, ama hepsi çıktı gitti aklımdan, sadece bizdeki Atatürk'ün onlardaki Cinnah olduğu, Bodrum'a olan aşkları,Türkiye den bahsedicence hemen Maçakizi diye aynı kelimeyi defalarca tekrarlamaları, garip bi şekilde Türk kızıyla evlenme hayalinde oldukları falan kaldı. Arada taaa Amerikalardan çok önemli şahıslar ülkeye giriş yaptı.Son akşam, kendileri Lucca ve Vogue da yeterince vakit geçirdiğinden bir değişiklik Wanna deneyelim dedik, avm içinde restoran karşıtıyız,ama Wanna nın yemekten içkiden ziyade cezbeden şeyi bence öncelikle aydınlatması. Kendimizi amerikan filmindeki çin restoranında hissetmeme neden olan bi ambiansı var.Sonrası, yemek yedikten sonra tam saatinde sana hiç hissettirmeden müziği açıyor,geceklübüne götürüyor,ortamın 2 saat öncesiyle alakası yok,ama sen hala aynı yemek masasında oturuyorsun.&lt;br /&gt;Cumartesi geceleri W nun klasik partilerinden biri var otelde yine, ama bu seferki gayet güzel gözüküyor ama gözlerimiz kapandığından kalamıyor, evimize dönüyoruz.Bir diğer hafta ise&amp;nbsp;cumartesi akşamı erken vakitte arnavutköyde talihsiz bi yemeğin ardından Etel Kumru&amp;nbsp;ve Dirtycopy... aa neyse, burası biraz alkol sınırı üstünde. Baya eğlendik galiba.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Bu arada beklenen gün geliyor, Shoppingfest başlıyor. &lt;br /&gt;Cumartesi akşamı Nişantaşı'ndaki sokak partisine uğramak dışında henüz bi aktivitesine katılmadım ancak etkilerini bugün İstinyepark'ta fiyatlarda hissetmek keyif verici derecede mümkün. Alışerişi seven bi milletiz vesselam. Peşi sıra açılan alışveriş merkezleri&amp;nbsp;bu tezi destekliyor yeterince. Shopping fest hadisesi de beklenenin üstünde kar getireceğe benziyor bana göre. &lt;br /&gt;Geceyi Nahide de devam ettirmek ise, bu zamana kadar denemediğimiz, ve acaba neden denemediğimiz bi seçenekti acaba.&lt;br /&gt;bu bölümün sonunda Lilly Allen-Oh my god I can't believe it çalıo olması lazım,ama ben başaramadım.&lt;br /&gt;Asıl önemli soru, neler geliyor, haberin yok?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;:&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2353375805082380975-4204289366604076454?l=minikisunique.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://minikisunique.blogspot.com/feeds/4204289366604076454/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://minikisunique.blogspot.com/2011/03/oh-my-god-i-cant-believe-it.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2353375805082380975/posts/default/4204289366604076454'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2353375805082380975/posts/default/4204289366604076454'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://minikisunique.blogspot.com/2011/03/oh-my-god-i-cant-believe-it.html' title='OH MY GOD I CANT BELIEVE IT'/><author><name>minikisunique</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08234045650881065748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://3.bp.blogspot.com/-PO4dnqTymQ4/TVoiB3EbRBI/AAAAAAAAAFc/1y6v93jgIO4/s220/prof.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2353375805082380975.post-901906252835734814</id><published>2011-02-28T04:58:00.000-08:00</published><updated>2011-02-28T05:40:54.956-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Reina'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nişantaşı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kahvaltı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='IKEA'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Serdar Ortaç'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Asmalımescit'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dirtycopy'/><title type='text'>KAFAMDA DELİ SORULAR?: REINA ve IKEA sendromları</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none; mso-pagination: none;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial TUR&amp;quot;, &amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10pt;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none; mso-pagination: none;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial TUR&amp;quot;, &amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10pt;"&gt;Bütün yazılanlar,programlananlar,heves edilenler bu haftasonu gerçekleşir,fotoğraflanır burada yer alır sanıyordum ama son zamanlarda sosyal medyanın en çok karşılaştığım cümlesi yetişti imdadıma:Hayat sen planlar yaparken başına gelenlerdir, bebeğim. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none; mso-pagination: none;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial TUR&amp;quot;, &amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10pt;"&gt;Cuma trafiği,akabinde o çılgın fırtına ile eve varıp koltuğa uzandığımda saat 10.30 idi, ben ki memur vatandaştan da şanslı biri olarak 5 buçukta çıkan bir plaza çalışanı iken,gelin görün ki İstanbulluların burada bir trafik bir de zamansızlık adamı öldürür, nasihatleri bu haftasonu can buldu.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none; mso-pagination: none;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial TUR&amp;quot;, &amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10pt;"&gt;Cumartesi sabahı itinayla hazırlanan kahvaltı ardından,tüm plan program iptal edilir ve düşülür yollara. Caddebostan da oturan,şu ikinci KÜÇÜK AMAZON u ve bebeğini görmeyeli çok zaman olduğundan çıkalım atılalım şu trafiğe. Efendim bu sefer de Fenerbahçe maçı çıkıyor karşımıza,bize de çok ilginç taksi şoför diyalogları vol.85 vuruyor. Kah hormonlu domatesten, kah beyefendinin rus sevgilisinden, kah bulgur pilavını az tereyağlı mı çok salçalı mı sevdiğinden bahsetmesine müsade ederek, yolculuğu bitiriyorum,geldik. Elif’i kucağımıza aldık,dünyanın en güzel kokan varlığını elden bırakmaya imkan yok, Edra yıllardır değişmeyen gülen gözleriyle karşılıyor ve de enfes bir sofrayla.Portakallı kereviz ve adını öğrenemediğim tatlısı efsane. Lise muhabbetleri,düğün nişan videoları gibi geleneksel aktiviteler sona erdiğinde saatteki 11.15’e&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;ilişiyor gözüm,bu huzur ortamından ayrılıorum,nereden çıktığı bilinmez bir zaman vadesinde saat01.15 Reina’dayım.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none; mso-pagination: none;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial TUR&amp;quot;, &amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10pt;"&gt;&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Mekan farketmeksizin,bir mekana,gece klübüne geç ve ayık gidildiğinde eğlenme ihtimalini %80 aşağı çektiğimizi zaten biliyoruz.Ama geceklübü,yaş ortalaması 14ten başlayıp yükseldikçe paralı işçi sayısının da yükseldiği bir yerse ayık insan için kabus da olabilir, inanılmaz zevkli de. Kabusçular için herkes ve herşey manasız gelmeye,gözler insanların kıyafetlere ve özellikle çok eğlenenlere kitlenmeye(kabusçu eril ise daha çok kızların belirgin duruşlarına),bu insanlar bu kadar eğlenirken o kafaya erişmek gerek güdüsüyle ayarsızca alkole vurmaya başlar. Aslında bünyeye en zararlı eğlen(eme)me şekli burdakilerde.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none; mso-pagination: none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none; mso-pagination: none;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial TUR&amp;quot;, &amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10pt;"&gt;Esas mesele: Sadece biz türklerde varolup olmadığı arasında kaldığım bir eğlenir kitle var ve Cumartesi sanki gözüm 2 numara bozukmuş da yeni gözlük takmış gibiyim.Reina benim için bu zamana kadar sadece parayla çalışan ablaların 3lü gruplar halinde locada başında iri yarı bi adamla etraflarındaki tüm orta yaş erkeklere kitlenip insanı hasta edicek danslarıyla göz zevkinden 280 km öteye attığı bir yer olarak kalmıştı gözümde.Oysa şimdi daha gerçek ama daha soru işareti barındıran bir stil dönüyor içerde.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none; mso-pagination: none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none; mso-pagination: none;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial TUR&amp;quot;, &amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10pt;"&gt;Maksimum 15 yaşında daha ergenlik sivilcesinden kurtulamamış,hergün çıkan sakal sayısını sayan sabi sübyan delikanlılar, elindeki votkayı bri dikişte bitiren önce havalı-tuvalette kusarken sonra zavallı kızlar,mini elbiseler,ergen kilosu dekolteler,çılgınca eğlenen bir grup var. Kızlar MTV klibi çeviriyor, beyne kazınmış,ayna önünde çalışılmış figürler klipteki dansçılardan hallice. Yani Asmalı’da,Nişantaşı’nda pek rastlamıyoruz böyle görüntülere,gözümüze çarpmıyor nedense.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none; mso-pagination: none;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial TUR&amp;quot;, &amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10pt;"&gt;Savrulan saçlar,barın üstünde danslar, erkeklerse daha tedirgin,bu&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;çocuklar sürekli başka masadaki şişeleri sayıyor, takip ediyor, kendi aralarında hesap kitap şeklinde, eğer çoktan sarhoş olmuş bir kız arkadaşları varsa,iki elinden çekiştirerek kızı savurmak suretiyle dans etmeye çalışıyor,elindeki içki bitse de bardağı bırakmıyor,sağ kol havadan hiç inmiyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none; mso-pagination: none;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial TUR&amp;quot;, &amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10pt;"&gt;&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;(bardak ve telefon en önemli silah bu jenerasyonda)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none; mso-pagination: none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none; mso-pagination: none;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial TUR&amp;quot;, &amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10pt;"&gt;Derken dj yerine bir kız mikrofondan söyledikleriyle kalabalığı aniden coşturuyor,ama(sonradan farkediyorum ki) Serdar Ortaç kendisi.Basamaklardan yuvarlanma pahasına önümde dans eden kızlar ve tüm kalabalık bir ağızdan bu ilk kez duyduğum şarkıyı söylüyor:Kafamda deli sorular?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none; mso-pagination: none;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial TUR&amp;quot;, &amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10pt;"&gt;Tam olarak neyi garipsediğimi anlamış değilim açıkçası. Yani,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none; mso-pagination: none;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial TUR&amp;quot;, &amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10pt;"&gt;ya 14-18 içim gayet normal,herkes bir dönemini böyle geçirmiştir,e eğlenicekler tabi diyip kestirip atıcam ya da bir yerde yanlışlık var ama nerde? Sorusunu kovalamaya devam edicem.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none; mso-pagination: none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none; mso-pagination: none;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial TUR&amp;quot;, &amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10pt;"&gt;Ertesi sabah evimizin diğer blogger ı Dirtycopy uyandırılmadan,süpersonik bir kahvaltı hazırlıyor,ardından IKEA ya zorunlu bir sefer düzenliyoruz.Kendimize içerde ambale olmamak adına bir 1 saatlik bir kota koyuyoruz ama ne mümkün!Bir elimde askılar bir elimde ayna buradaki yaşam enerjisi emicilere yenilmemek için savaş veriyorum.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none; mso-pagination: none;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial TUR&amp;quot;, &amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10pt;"&gt;Çocukların hepsini itip düşürmek,türbanlı kadınların türbanını çekiştirmek, iki elini arkada bağlamak ve belden baskı vermek suretiyle yürüyen aile babası modellerin kafasına yanlışlıkla lack orta sehpa düşürmek gibi dürtüler oluşuyor bende.Bunlar bi yana,ikinci bir kültürel şoku da burada yiyoruz ve kafamda deli sorular yine başlıyor?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none; mso-pagination: none;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial TUR&amp;quot;, &amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10pt;"&gt;-Neden bu kadar asık suratlı ve tatlı dil fukarası bir milletiz ya da hep mi böyleydik acaba?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none; mso-pagination: none;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial TUR&amp;quot;, &amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10pt;"&gt;-Yanımdaki adam oğluyla’sohbet’ içinde:&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none; mso-pagination: none;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial TUR&amp;quot;, &amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10pt;"&gt;&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;''&lt;/span&gt;Git anana söyle o bilir ben getirdim sankim seni buraya''&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none; mso-pagination: none;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial TUR&amp;quot;, &amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10pt;"&gt;-Yürürken farkında olmadan alışveriş arabamın kenarına tutunmuş, babası annesiyle gelip atıyor çocuğun kafasına bir şaplak’’ Oğlum gerizakalımısın napıyosun lan sen!’’&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none; mso-pagination: none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none; mso-pagination: none;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial TUR&amp;quot;, &amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10pt;"&gt;Ailecek kocaman olmuş özgün türk profilleri, adeta birbirlerinden manasızca birşeylerin öcünü alıyor, birbirinin gözüne bakmadan, dinlemeden, herşeyden memnuniyetsiz ve mutsuz;otururken,kalkarken, her harekette bir of çeken insanlarla dolmuşuz.Yoksa ben mi yanlış görüyordum?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none; mso-pagination: none;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial TUR&amp;quot;, &amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10pt;"&gt;En sonunda bunu söylemek,konuyu buraya getirmek istemiyorum ama neden gece klüplerinde eğlenen&amp;nbsp;de alışveriş merkezlerinde&amp;nbsp; gülümseyen de, sevgili ve saygılı görünen herkesin Türkçe konuşmadığını farkediyorum? Yani bu Avrupalı insanlar,-bize göre ecnebiler- daha mı mutlu, öyleyse neden? Bana göre onların bizden çok daha somurtması gereken sebepler listesi mevcutken?Ancak kıymet bilmez, memnun olmaz bir topluluk olduğumuz aşikar. Çok kazanan-az kazanan, hiçbir sosyal sınıf ve yaş farketmeksizin üstümüze sinmiş bi öfleme sendromu, güleryüz fukaralığı. Ve dilime dolanan bu aptal şarkıyla kafamda hala deli sorular..&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2353375805082380975-901906252835734814?l=minikisunique.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://minikisunique.blogspot.com/feeds/901906252835734814/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://minikisunique.blogspot.com/2011/02/kafamda-deli-sorular-reina-ve-ikea.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2353375805082380975/posts/default/901906252835734814'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2353375805082380975/posts/default/901906252835734814'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://minikisunique.blogspot.com/2011/02/kafamda-deli-sorular-reina-ve-ikea.html' title='KAFAMDA DELİ SORULAR?: REINA ve IKEA sendromları'/><author><name>minikisunique</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08234045650881065748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://3.bp.blogspot.com/-PO4dnqTymQ4/TVoiB3EbRBI/AAAAAAAAAFc/1y6v93jgIO4/s220/prof.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2353375805082380975.post-4902161566844482652</id><published>2011-02-24T06:14:00.000-08:00</published><updated>2011-02-28T06:34:57.360-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Black Swain'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Alain de Botton'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Social Network'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='If Istanbul'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Timuçin Esen'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hüseyin Çağlayan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Retrospektif Party'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Paulo Coelho'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nişantaşı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='King&apos;s Speech'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gökkuşağı Partisi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Apartman Projesi'/><title type='text'>Haftasonu'na 1 Kala</title><content type='html'>Dün dünyanın en kötü günüymüş gibi hissederken bugün dünyanın en güzel günüymüş gibi geldiğinden istediğim kadar geyik haberlerle doldurup, geveleyebilirim sevgili blogumun takipçisi. Bu Heidi ruh halimi belki masadaki nefis kokan çiçekler de etkiliyor olabilir, öğlen içilen çin çorbası, uzaktan gelen güzel haber, yapılan planlara bir adım daha yaklaşılması da..&lt;br /&gt;Bugün nelerle uyandık,dün neleri kaçırdık.&lt;br /&gt;-Üzgünüm Leyla sergi bugün başlıyor, şu gitmek için gün saydığımız &lt;strong&gt;Hüseyin Çağlayan&lt;/strong&gt; sergisi, Sertab Erener'in heykelini yapmış,daha gitmeden en etkilendiğim parça.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;-!f İstanbul&lt;/strong&gt; partilerinden &lt;strong&gt;Retrospektif&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;Party&lt;/strong&gt; dün gerçekleşti, konuyla ilgili detay alamıyorum.Sırada yarınki &lt;strong&gt;gökkuşağı &lt;/strong&gt;partisi var, bütün gökkuşağı çocukları orada olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-AaQtCxd3aMk/TWZjbJW3RsI/AAAAAAAAAJ8/ia489JT4CvM/s1600/ifooo.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="229" j6="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-AaQtCxd3aMk/TWZjbJW3RsI/AAAAAAAAAJ8/ia489JT4CvM/s320/ifooo.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-wqpz7XGuRgo/TWZi1eR1FWI/AAAAAAAAAJ4/NiD3EhbFOZ0/s1600/if-istanbul.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="217" j6="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-wqpz7XGuRgo/TWZi1eR1FWI/AAAAAAAAAJ4/NiD3EhbFOZ0/s320/if-istanbul.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;-Bir Oscar gecesi daha geliyor.Gönlümüzün prens ve prensesleri mi alacak, yoksa yine şaşırıp kalacakmıyız merak konusu. Sen olsan kimi seçerdin? diye sorulsa, En iyi yönetmene kesinlikle Martin Scorsese, en iyi film e de&lt;strong&gt; The Social Network&lt;/strong&gt; derdim. Film ne bir kült ne de bir Scorsese filmiydi bana göre.Aslında bu film eleştirmenliği kısmını uzman film analisti kızkardeşim daha başarılı yapacaktır ancak, bu senenenin hakedeni kendileridir diye düşünüyorum. En İyi Kadın Oyuncu ödülünü de herkesin takdirinden uzaklaşmadan Natalie Portman a verirdim mutlaka. Helena Bonham Carter zorunlu olarak seçilecek ama &lt;strong&gt;King's Speech&lt;/strong&gt; ne kadar beklentinin ötesinde iyi bir film olsa da potansiyelinin hakkını veremediğini düşünüyorum.Ama yine de ödülü alacaktır eminim.&lt;br /&gt;-Bir sergi: &lt;strong&gt;Terzinin Hayali.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-mUxsv7-vFDM/TWZkMTDfa0I/AAAAAAAAAKA/sM4SUbTIhnw/s1600/M%2526M_Davetiye.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="218" j6="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-mUxsv7-vFDM/TWZkMTDfa0I/AAAAAAAAAKA/sM4SUbTIhnw/s320/M%2526M_Davetiye.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;-Bir konser: &lt;strong&gt;Salon&lt;/strong&gt;'da&amp;nbsp;yarın akşam oyuncuyken ben aslında cok güzel şarkı şöylerim diyen bi adam var:&lt;strong&gt;Timuçin Esen. &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-p91PBOVUNzM/TWZRPMl0tyI/AAAAAAAAAJ0/VizQKbf3f_A/s1600/timucinesen.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" j6="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-p91PBOVUNzM/TWZRPMl0tyI/AAAAAAAAAJ0/VizQKbf3f_A/s1600/timucinesen.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Sahibinden az kullanılmış astronot&amp;nbsp;tulumu isteyen?&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bonhams.com/eur/spacesale/"&gt;http://www.bonhams.com/eur/spacesale/&lt;/a&gt;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;-&lt;strong&gt;Paulo Coelho&lt;/strong&gt; 'nun son kitabı Portekizce'den ilk Türkçe'ye çevrilmiş.Türkiye'den esinlerek yazmış,hatta adı da &lt;strong&gt;Elif&lt;/strong&gt;'miş.Bu da enteresan bi modaya dönüştü. Alain de Botton da Türk okuruyla huşu içindeki ilişkisinden ötürü kitabı yayınlanır yayınlanmaz soluğu burda aldığı için, tacını yakında Paulo ya devredicek gibi görünüyor.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-d8jpSDXshTI/TWZRIHBqX4I/AAAAAAAAAJw/Szh2BOGTZXM/s1600/paulo+coleho.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" j6="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-d8jpSDXshTI/TWZRIHBqX4I/AAAAAAAAAJw/Szh2BOGTZXM/s320/paulo+coleho.bmp" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2353375805082380975-4902161566844482652?l=minikisunique.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://minikisunique.blogspot.com/feeds/4902161566844482652/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://minikisunique.blogspot.com/2011/02/haftasonuna-1-kala.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2353375805082380975/posts/default/4902161566844482652'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2353375805082380975/posts/default/4902161566844482652'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://minikisunique.blogspot.com/2011/02/haftasonuna-1-kala.html' title='Haftasonu&apos;na 1 Kala'/><author><name>minikisunique</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08234045650881065748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://3.bp.blogspot.com/-PO4dnqTymQ4/TVoiB3EbRBI/AAAAAAAAAFc/1y6v93jgIO4/s220/prof.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-AaQtCxd3aMk/TWZjbJW3RsI/AAAAAAAAAJ8/ia489JT4CvM/s72-c/ifooo.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2353375805082380975.post-954652917413524471</id><published>2011-02-23T01:05:00.000-08:00</published><updated>2011-02-28T06:33:27.285-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Babylon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Büyük Ev Ablukada'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bartu Küçükçağlayan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Berkun Oya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tiyatro Krek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='saloniksv'/><title type='text'>OLMADI KAÇARIZ</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-r9Uec1TLGsg/TWTMq5J85iI/AAAAAAAAAJY/wMHChZfiUBU/s1600/b%25C3%25BCy%25C3%25BCk+ev.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" j6="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-r9Uec1TLGsg/TWTMq5J85iI/AAAAAAAAAJY/wMHChZfiUBU/s320/b%25C3%25BCy%25C3%25BCk+ev.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Orada burada hava atmak için kullanılabilen, manitalara geceleri şarkıların sözlerini sms atabileceğiniz,hatta müziklerini sevmemenin bile güzel bişey olacağı çok çiço bi grup.- diyorlar kendilerine.&lt;br /&gt;Geçen aylarda cok dinledik herkesten, merak içindeydim.Açtım dinledim iki üç şarkısını.Dinlediğim en enteresan şarkı sözleri, müzik de öyle.İlk anda yarattığı etkiyi tekrarladıkça bağımlılık vererek devam ettiriyor. &lt;br /&gt;Müzikleri?- ‘’Kim ya bu çalan tarzında’’&lt;br /&gt;Şarkıları?-‘’İnsan insane lisanla anlatan nüktedan şarkılar silsilesi’’&lt;br /&gt;Mottosu?-&lt;strong&gt;‘’Olmadı kaçarız.’’&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Kadroda: Bartu Küçükçağlayan, Alican Tezer, Berkun Oya,bazen Onur Ünsal Okan Yalabık var.&lt;br /&gt;Evinizin salonunda gitar çalan iki tiple oturuyormuşsunuz hissi veren, sadece 50 biletin satıldığı akustik konserleri mevcut. &lt;br /&gt;Sözleri mesela, ‘’&lt;strong&gt;Dün gece Masada unuttuğun kek gibi kararlı olsan, onun gibi kuru demiyorum ama, hiç değilse bir işe yara.&lt;/strong&gt;’’&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-jQpe0OIyCIg/TWTMtwLt_NI/AAAAAAAAAJc/i0Zw7ThAuHM/s1600/Buyuk_Ev_Ablukada_CAK_Konseri.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" j6="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-jQpe0OIyCIg/TWTMtwLt_NI/AAAAAAAAAJc/i0Zw7ThAuHM/s320/Buyuk_Ev_Ablukada_CAK_Konseri.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Turgut Uyar'ın aynı isimli şiirinden adlarını alan Büyük Ev Ablukada'nın tamamı kendilerine ait, internet sitelerinde yayınlanan 10 şarkısı var. Şarkıların isimleri ve sözleri grubun adı kadar 'nevi şahsına münhasır'. En Çirkini Güzellerin, En Güzel Yerinde Evin yanı sıra "Buraya çöp dökmek yasaktır, sevgilerle," diye başlayan Lilililerle ve "Bugünün en sıkılanı ben miyim/samimiyetsiz miyim yoksa kel miyim?/laf anlamaz huysuz dedeler gibi/bir baktım da fiyakalı bir tripteyim," diye başlayıp "Kayış koptu kaptan," diye devam eden Havadar, grubun dikkat çeken şarkıları.&lt;br /&gt;Sonra merak ediyorsanız nasıl kuruldular, diyorlar ki:&lt;br /&gt;‘’Büyük Ev Ablukada, Canavar Banavar ve Afordisman Salihins ile beraber saat altı gibi gibi kuruldu. Bass Bariton ve Bentek Sizhepiniz’le bir olup ilk kayıtlarını ,Çukurcuma’ya bakarken yaptılar.Ne güzel gündü dimi yaaa! Ikibinlerin bu çocuklara yaptıkları kıyak sayesinde evde kayıtlar yapıp internet vasıtasıyla insanlarla paylaştılar.Sonra o insanlar da başkalarıyla paylaştılar galiba ki, baya insane dinliyo lan bizi.’’&lt;br /&gt;Bu kadar basit işte. Sıfır ego,sıfır kaygı. Henüz bir albümü olmayan gizemli ve dalgacı grup kendini şöyle tanımlıyor: "Büyük Ev Ablukada ilk olarak Malazgirt Savaşında dikkat çekti. Evde kayıtlar yapıp internete koyan grup kendi çapında minik bir sükse yaptı. Aslında gitarist olan klavyecilerinin gözleri çok güzel gerçekten. Albüm çıkarmadan birçok insana ulaşmanın verdiği şapşallıkla, orada burada bir yerlerde konser vermeye karar verdiler. Yalnız hâlâ albümleri yok. O yüzden onları tanımayanlara onları anlatmanın en güzel yolu çevre yoludur. Yolları ve kolları açık olsun.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-aCYO5cTbGV8/TWTM0rbAp9I/AAAAAAAAAJk/6ldFhNRpDlY/s1600/b%25C3%25BCy%25C3%25BCkevablukada2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" j6="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-aCYO5cTbGV8/TWTM0rbAp9I/AAAAAAAAAJk/6ldFhNRpDlY/s320/b%25C3%25BCy%25C3%25BCkevablukada2.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu adamlar kimdir nedir tam olarak kimse bilmiyor (yerseniz), aslında solisti oldukça tanıdık ama bu kadar eğlenceli bir iş yaparken sanırım oyuncu kimliği ile anılmaya gerek görmedi ya da hayat ne garip vapurlar filan. Bu adamlardan birini başka platformlarda da izlemek istiyorum diyenler Tiyatro Krek’in “Güzel Şeyler Bizim Tarafta” oyununu izleyebilirler. Ama yok ben bu adamları müzikal olarak sevdim diyorsanız da bu akşam Babylon ‘da Büyük Ev Ablukada’yı izleyebilir.&lt;br /&gt;En sevdiğimiz şarkı isimleri: &lt;br /&gt;Takıl Yani Takmıyo Belli&lt;br /&gt;Nasıl istediysen öyle işte&lt;br /&gt;Olanla Olunmaz&lt;br /&gt;En güzel yerinde evin.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kek gibi kararlı olun!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-SdEotQ2lCPw/TWTMwHa6mOI/AAAAAAAAAJg/M12NONpozY4/s1600/b%25C3%25BCy%25C3%25BCkevablukada1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" j6="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-SdEotQ2lCPw/TWTMwHa6mOI/AAAAAAAAAJg/M12NONpozY4/s320/b%25C3%25BCy%25C3%25BCkevablukada1.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2353375805082380975-954652917413524471?l=minikisunique.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://minikisunique.blogspot.com/feeds/954652917413524471/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://minikisunique.blogspot.com/2011/02/olmadi-kacariz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2353375805082380975/posts/default/954652917413524471'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2353375805082380975/posts/default/954652917413524471'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://minikisunique.blogspot.com/2011/02/olmadi-kacariz.html' title='OLMADI KAÇARIZ'/><author><name>minikisunique</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08234045650881065748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://3.bp.blogspot.com/-PO4dnqTymQ4/TVoiB3EbRBI/AAAAAAAAAFc/1y6v93jgIO4/s220/prof.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-r9Uec1TLGsg/TWTMq5J85iI/AAAAAAAAAJY/wMHChZfiUBU/s72-c/b%25C3%25BCy%25C3%25BCk+ev.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2353375805082380975.post-8851273814513116174</id><published>2011-02-22T06:14:00.000-08:00</published><updated>2011-02-28T05:50:09.969-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kapalıçarşı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Istanbul Shopping Fest'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nişantaşı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Melis Uslu'/><title type='text'>40 GÜN 40 GECE</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-5ZJX-OIUITA/TWPEKDyw_vI/AAAAAAAAAJQ/6YVa1JgYT8Y/s1600/shopping-fest_istanbul_news.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="261" src="http://2.bp.blogspot.com/-5ZJX-OIUITA/TWPEKDyw_vI/AAAAAAAAAJQ/6YVa1JgYT8Y/s400/shopping-fest_istanbul_news.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/--QQgwgezCPM/TWPCxkb4iFI/AAAAAAAAAJM/QmzzgAE-B-0/s1600/40-gun-40-gece-alisverise.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" j6="true" src="http://2.bp.blogspot.com/--QQgwgezCPM/TWPCxkb4iFI/AAAAAAAAAJM/QmzzgAE-B-0/s1600/40-gun-40-gece-alisverise.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Heyecanla beklenen İstanbul Shopping Fest'te gözümüz.Haftasonu da üzerine türlü sohbetlerin döndüğü bu büyük ve beklenenden çok daha uzun sürecek olan event iyle ilgili son gelişmeler bir göz atalım. Bi kere festivalin yüzü kim olacak diye ortalık karıştı, ne Jeniffer ne başkası , Kıvanç Tatlıtuğ noktayı koydu, fena da olmadı. Esas merak edilen(biz bi kısmını gizli istihbaratla öğrendik), sokaklar ne hale dönüşecek, biz işin hangi kenarından mutlu ayrılıcaz?&lt;br /&gt;İstanbul'u bölgesinde bir alışveriş ve eğlence merkezi haline getirmeyi hedefleyen İstanbul Shopping Fest, &lt;strong&gt;"40 Gün 40 Gece Alışveriş ve Eğlence"&lt;/strong&gt; sloganıyla 18 Mart-26 Nisan 2011 tarihleri arasında düzenlenecek.Yerli-yabancı yüz binlerce kişiyi ağırlayacak İstanbul Shopping Fest'in geleneksel bir hale gelmesi ve İstanbul'u dünya alışverişinin merkezi haline getirmesi amaçlanıyormuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul Shopping Fest,&lt;strong&gt; 18 Mart 2011&lt;/strong&gt;'de açılış etkinlikleriyle başlayacak ve 40 gün boyunca akşam 20.00'den sonra perakendeciler gün içerisinde yaptıkları indirime ek olarak yeni kampanyalar düzenleyecekmiş. İstanbul'u 40 gün boyunca bir alışveriş ve eğlence merkezine dönüştürmeyi hedefleyen festivalde, AVM'ler ve cadde mağazaları gece saat 23.00'e kadar açık kalacakmış. Açılış ve kapanış gecelerinin yanı sıra her cumartesi Anadolu ve Avrupa yakasından 2 AVM gece yarısı 02.00'a kadar 9 Nisan'da ise tüm AVM'ler ve caddeler gece 24.00'e kadar açık olacakmış:)!&lt;br /&gt;18-19 Martta İstinye ve Torium da 02.00'ye kadar açık olacak ve farklı sürprizlerle ziyaretçilerini ağırlayacakmış(&lt;strong&gt;ki bunların neler olacağını burayı takip ederken öğrenebilirsiniz).&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Festival kapsamında bir de vitrin tasarım yarışması düzenlenecekmiş.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Perakendeciler, İstanbul'u bir sanat eserine dönüştürmeyi hedefleyen vitrinleri kiralayıp, tasarlayacakmış,Taksim, Nişantaşı, Bakırköy, Eminönü ve Kadıköy'e yerleştirilecek olan vitrinler, üzerlerindeki kod ve markasıyla halkın beğenisine sunulacakmış. Kısa mesaj yoluyla oylanacak olan vitrinleri oylayanlar arasından yapılacak çekiliş sonucunda kazanana Sinpaş'tan bir daire verilecekmiş, ayrıca tasarım yarışmasını kazananlara da çeşitli ödüller sunulacakmış.&lt;br /&gt;Yüzlerce yerli ve yabancı markanın yanı sıra Kapalıçarşı, Mısır Çarşısı gibi geleneksel alışveriş noktalarında tüm yeni sezon ürünlerinde yüzde 30'lara varan indirimler ve kampanyaların yanı sıra festival havasını solutacak sokak şenlikleri, konserler, gösteriler, çocuklara özel oyunlar ve oyuncaklar, müzik etkinlikleri, partiler, yarışmalar, moda gösterileri, defileler ve çekilişler yapılacakmış.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-I7x8y8pkfAo/TWPByXA-SmI/AAAAAAAAAJA/vFS__uSyDgo/s1600/ist+shop+33.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="181" j6="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-I7x8y8pkfAo/TWPByXA-SmI/AAAAAAAAAJA/vFS__uSyDgo/s320/ist+shop+33.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-V4qb7QK8zFc/TWPB0K-dLBI/AAAAAAAAAJE/BTN05YQqEXo/s1600/ist+shop+fest.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="226" j6="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-V4qb7QK8zFc/TWPB0K-dLBI/AAAAAAAAAJE/BTN05YQqEXo/s320/ist+shop+fest.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-SMGTsoJjGxc/TWPB3ejhOAI/AAAAAAAAAJI/6bmuWAp-g6E/s1600/ist+shop+festt.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="215" j6="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-SMGTsoJjGxc/TWPB3ejhOAI/AAAAAAAAAJI/6bmuWAp-g6E/s320/ist+shop+festt.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Verilen bilgiye göre açılış töreni 18 Mart'ta Sultanahmet Meydanı'nda yapılacak, İstiklal Caddesi'nde ise kortej geçişi olacak,etkinlikte 600 müzisyen yer alacakmış. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açılıştan sonra etkinlik İstanbul'un bütününe yayılacak. 19 Mart'ta ise Teşvikiye, Nişantası ve Bağdat Caddesi'nde resmi açılış töreni kapsamlı yapılacak. Nişantaşı'nda 19 Mart gecesi yapılacak etkinlikte &lt;strong&gt;Ozan Doğulu, Burhan Öcal, Hüsnü Şenlendirici ve Baba Zula&lt;/strong&gt;, Taksim'de &lt;strong&gt;Anadolu Ateşi, Mercan Dede,&lt;/strong&gt; Semazenler, DJ Hüseyin Karadayı olacak. Bağdat Caddesi'nde de, bütün cadde boyunca sokak çalgıcılarının da olduğu bir dizi etkinlik olacakmış:) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Etkinlik boyunca otobüsler giydirilecek, 40 gün cadde ve alışveriş merkezlerinde ışıklandırmalar yapılacak. Boğaz Köprüsü ile bilboardlar tanıtım için kullanılacakmış. İstanbul Metrosu ile Aksaray-Havalimanı arasındaki hafif raylı sistem hattında 2 tren giydirilecekmiş.&lt;br /&gt;Türk dizilerinin bölge ülkelerinde ilgiyle izlenmesi nedeniyle yapılan anlaşmayla Kıvanç Tatlıtuğ da etkinliklere katılacakmış mış mış.. velhasılıkelam baya etkinlikli bi mart geçiricez gibi gözüküyor..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2353375805082380975-8851273814513116174?l=minikisunique.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://minikisunique.blogspot.com/feeds/8851273814513116174/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://minikisunique.blogspot.com/2011/02/40-gun-40-gece.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2353375805082380975/posts/default/8851273814513116174'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2353375805082380975/posts/default/8851273814513116174'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://minikisunique.blogspot.com/2011/02/40-gun-40-gece.html' title='40 GÜN 40 GECE'/><author><name>minikisunique</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08234045650881065748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://3.bp.blogspot.com/-PO4dnqTymQ4/TVoiB3EbRBI/AAAAAAAAAFc/1y6v93jgIO4/s220/prof.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-5ZJX-OIUITA/TWPEKDyw_vI/AAAAAAAAAJQ/6YVa1JgYT8Y/s72-c/shopping-fest_istanbul_news.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2353375805082380975.post-8165585664389366628</id><published>2011-02-22T02:45:00.000-08:00</published><updated>2011-02-28T05:56:36.553-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ankara'/><title type='text'>KÜÇÜK AMAZONLAR</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-aFJfPM1pJWk/TWOS8_UOfKI/AAAAAAAAAI8/0wemhlsV_jE/s1600/edra+2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" j6="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-aFJfPM1pJWk/TWOS8_UOfKI/AAAAAAAAAI8/0wemhlsV_jE/s320/edra+2.jpg" width="271" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Bazen&amp;nbsp;siz gitmeden yazının kendisi gelir,bu da uyutmayan, gece 3buçukta gelenlerden biri nihayetinde. Şimdi bana bu kadar işin gücün arasında bi de bu mevzuları anlatacak başka bi blog falan olsaydı hayatta okumazdım.Hele erkek olsaydım net okumazdım. Bana eğlenceli bişiler lazım bi blogu okumam için. Yeni, komik, ya da şaşırtıcı.Neyse.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3 küçük kadın, 3ü de boyunu aşan yolları kat etmişler. Biri şu an uzaklarda yaşıyor,kocasıyla ve bambaşka bi hayat içinde. 22 yaşında en ani evliliklerinden birini yapıyor, sonsuz bir cesaretle. Buradaki arkadaşlarını, dünya tatlısı ailesini,İzmir'i,herşeyi bırakıp başka bi ülkeye yerleşen küçük kız.&lt;br /&gt;Dil kursuna gider, bir yazı beraber geçirirler, biz burdakiler ecnebi adamla ne kadar devam eder?deriz, Türkiye ye döndükten sonra da devam eder,ama daha 22 yaşında ve öğrencidir. Evlenmeye karar verirler ve aniden yerleşiverir Avrupa'nın küçük ve sevimli bir kasabasına. Ama bizim sandığımız kadar mutlu bi başlangıç yapmaz esasında.Bize herşeyi bambaşka gösterecek, ilk günlerinden çatırdamaya başlayan evliliğin çatlaklarını kapayacak, ailesini üzmemek için oyunlar yapacak, bambaşka bir hayata adım atabilecek ve geri dönmek kolaycılığına kaçmayacak olgunlukta olamayacak kadar küçücük bir kızcağız oysa ki. Birgün arar, boşanmaya karar verir gelir İzmir'e, görürki imkanı yok,o sevmediği şehrin insanı olmuş,sevemediği ülkenin insanlarını tekerrür eder, onların adetlerini özler olmuş. Burası&amp;nbsp; biraz daha isyankar ve çaresiz gelio kendisine, nedense bizim kadar eğlenceli bakamıyo işin özüne. Bir şekilde altından girip üstünden çıkarak orada çalışmaya başlayan ve tüm yaralarını saran cüce, şimdi-belki de hala bize öyle- mutlu hayatına dönmüş işinde gücünde artık tamamen avrupai bi kadın olmuş, en son aklında ne kaldı desen, küçük bir öğrenci evi, Ankara Şimşek sokak, zeytinyağı, kar, Hektor ve tüyleri, birkaç Almanca kelime, kahve kokusu, çiçek şeklinde gözbebeği..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğeri bir dünya güzeli, bu güzellikte hayatında hiç erkek arkadaşı olmamış.Bir sahne, güzel kız ağlamaklı olur beni neden kimse beğenmiyor, çok mu çirkinim diye.Oysa okyanus rengi gözleri, beline uzanan saçlarıyla herkesin izlemeye doyamadığının farkına bile varmaz, gelenekçi ve inançlı bi yapısı olsa da, ünversiteyi ilk kazandığında gözümdeki kare, Ankara'dan İstanbul'a yapılan seyahatlerde kocaman bir kucak gibi açılan kapılar, 25 yıllık arkadaşım olsa yapmayacak fedakarlıklar bi yanda, sadece cok sevdiği için değiştiremediği çevresi içinde,aslında cok zaman sonra tamamen yalancıktan var olduğunu öğreneceği arkadaşlıklar, hızlı ve eğlenceli bir İstanbul hayatı ve evden cıkarken saçımı yapıp sonra üzerime giydirdiği beyaz tül bluz. Bu eğlenceli eve arabaya binerken el sallıyorum, soğuk ama&amp;nbsp;bi bahar sabahı. Birdaha gelişimde 15 kilo vermiş,Ataşehir'e yerleşmiş, okulla bağlantısını bitirmiş, elindeki telefon hiç susmayan,projelerini ve hayatının 'ilk sevgili'sini anlatmaktan hiç yorulmayan,gözlerinin içi iki kat gülen bi kız tabağıma kendi yaptığı taze fasulyeyi koyuyor ferah evinin içinde. Bu kadar anlattığı adamla tanışıyorum, bir iş var bu işin içinde, esmer yakışıklı dalyan gibi adam, işinde gücünde dört dörtlük eksik yok.3 ayda evlenmeye karar vermeleri de işten değil.Bir iş var bu işte diyor bütün hazımsız bünyeler. Daha hazımsızları aralarında 13 yaş varmış koca adam diyor. Hepsine kulağını tıkıyor bizim kız, küçük üniversite öğrencisinden 1,5 yılda mükemmel bir anneye dönüşüyor.(87li bi anneden bahsediyoruz)Ha şimdi ben görmeden bilmeden dinlesem hikayeyi,çok mu zor heryerde var erkenden evlenip çoluğa çocuğa karışan kız nedir amazon mamazon abartıyosun kuzum derim tabi. Lakin, hadisenin saflığı, bizim kızın ilk erkek arkadaşı olmasından, küçük yer insanı olup İstanbul'da bir yılda sadece kendi çalışkanlığıyla şirketini kurmuş, hamileliğini bebeğinin üzerinde notebook elinde telefon vaziyetinde, loğusalığında evini homeoffice e cevirmiş halde çalışarak mükemmel bir iş kadınına(işkolik de olabilir) dönüşmesinden, ve kendi kendine, kah arkadaşlarının kah ailesinin arkasını döndüğünü hissetsede hiç çaktırmadan, bu mükemmel aileyi kurup&amp;nbsp; dümeni çevirmesine veriyorum on puanı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üçüncüsü içerde uyuyor, onu anlatmaya başka bir post gerekiyor, yıllardır beraber uyuyup beraber uyandığım, en sevdiğim hikaye. o da, yakında.&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-19CYFErZRMs/TWOMF7MjRYI/AAAAAAAAAI4/ELTXbmZJvDs/s1600/edra+is+the.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" j6="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-19CYFErZRMs/TWOMF7MjRYI/AAAAAAAAAI4/ELTXbmZJvDs/s320/edra+is+the.jpg" width="239" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2353375805082380975-8165585664389366628?l=minikisunique.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://minikisunique.blogspot.com/feeds/8165585664389366628/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://minikisunique.blogspot.com/2011/02/kucuk-amazonlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2353375805082380975/posts/default/8165585664389366628'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2353375805082380975/posts/default/8165585664389366628'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://minikisunique.blogspot.com/2011/02/kucuk-amazonlar.html' title='KÜÇÜK AMAZONLAR'/><author><name>minikisunique</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08234045650881065748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://3.bp.blogspot.com/-PO4dnqTymQ4/TVoiB3EbRBI/AAAAAAAAAFc/1y6v93jgIO4/s220/prof.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-aFJfPM1pJWk/TWOS8_UOfKI/AAAAAAAAAI8/0wemhlsV_jE/s72-c/edra+2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2353375805082380975.post-8606118069837344725</id><published>2011-02-20T05:47:00.000-08:00</published><updated>2011-02-28T06:20:55.581-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Alain de Botton'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='If Istanbul'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nil'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Istanbul Shopping Fest'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cirque du Soleil'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Andy Warhol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nublu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='saloniksv'/><title type='text'>MERAK ETTİKLERİMİZ</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Şimdi veya uzun vadede:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Mesela Nil'in Kitabı: Nil'in Kelebekleri. Hemen alıp okumak istiyorum. Aslında hep okuduğumuz köşe yazılarından bir toplama.Buraya da bi tık.&lt;a href="http://www.nilinkelebekleri.com/"&gt;http://www.nilinkelebekleri.com/&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-iKpKTzpHARA/TWEOqSy9ppI/AAAAAAAAAIA/TGpSPRVlKqk/s1600/nilin-kelebekleri.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" j6="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-iKpKTzpHARA/TWEOqSy9ppI/AAAAAAAAAIA/TGpSPRVlKqk/s1600/nilin-kelebekleri.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;-If Istanbul dahilinde en çok görülmek istenen,Son of Babylon.&lt;br /&gt;-Son günlerin efsane adamı haline gelen Alain de Botton'un 'Proust yaşamınızı nasıl değiştirebilir' ve&amp;nbsp;'Çalışmanın Mutluluğu ve Sıkıntısı'nı acilen bitiripTürk kadının neden&amp;nbsp; kendisinin bu kadar fanı haline geldiğine vakıf olmak.&lt;br /&gt;- Istanbul Shopping Fest süresince olacak bütün aktiviteler, Abdi İpekçi'nin bütün planlar dahilinde süslendiğinde nasıl gözükeceği&lt;br /&gt;-Chilai! ve mönüdeki okyanus balıkları&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;-Nublu jazz festival.&lt;/div&gt;-Ayşe Arman'ın havyar üzerine söylediklerinin gerçek olup olmadığı&lt;br /&gt;-Maroon 5 konserinin nasıl olacağı&lt;br /&gt;-iksv tasarım mağazası'nda daha şimdi görülen Andy Warhol koleksiyonundan acil bir obje(saat tabiki de)edinilip edinilmeyeceği&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-eq4GzGI3e1c/TWEdP182hYI/AAAAAAAAAIU/0iV8Ci-BJG8/s1600/andy_warhol.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="203" j6="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-eq4GzGI3e1c/TWEdP182hYI/AAAAAAAAAIU/0iV8Ci-BJG8/s320/andy_warhol.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;-Cirque du Soleil'e en kısa zamanda gidip konuyu bu platform üzerinde masaya yatırılabilip yatırılamayacağı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-0z6vkNbMywU/TWEaoVV3MLI/AAAAAAAAAIM/SYvNQn4Vc2s/s1600/cirque.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" j6="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-0z6vkNbMywU/TWEaoVV3MLI/AAAAAAAAAIM/SYvNQn4Vc2s/s1600/cirque.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/--kwAgPoH02k/TWEal3lmnqI/AAAAAAAAAII/N83NeRTNWTA/s1600/cirque3.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" j6="true" src="http://2.bp.blogspot.com/--kwAgPoH02k/TWEal3lmnqI/AAAAAAAAAII/N83NeRTNWTA/s320/cirque3.jpg" width="213" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2353375805082380975-8606118069837344725?l=minikisunique.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://minikisunique.blogspot.com/feeds/8606118069837344725/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://minikisunique.blogspot.com/2011/02/merak-ettiklerimiz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2353375805082380975/posts/default/8606118069837344725'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2353375805082380975/posts/default/8606118069837344725'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://minikisunique.blogspot.com/2011/02/merak-ettiklerimiz.html' title='MERAK ETTİKLERİMİZ'/><author><name>minikisunique</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08234045650881065748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://3.bp.blogspot.com/-PO4dnqTymQ4/TVoiB3EbRBI/AAAAAAAAAFc/1y6v93jgIO4/s220/prof.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-iKpKTzpHARA/TWEOqSy9ppI/AAAAAAAAAIA/TGpSPRVlKqk/s72-c/nilin-kelebekleri.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2353375805082380975.post-5606878795037575405</id><published>2011-02-20T04:26:00.000-08:00</published><updated>2011-02-28T06:19:19.991-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Rakı Ansiklopedisi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mine Vaganti'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dirtycopy'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kutican'/><title type='text'>RAKI ANSİKLOPEDİSİNDE BALIK OLSAK..</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-dKfqpDyLyIg/TWEIDHEljnI/AAAAAAAAAH4/hoWqgc5eFj4/s1600/rak%25C4%25B1+ansiklopedisi2.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" j6="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-dKfqpDyLyIg/TWEIDHEljnI/AAAAAAAAAH4/hoWqgc5eFj4/s1600/rak%25C4%25B1+ansiklopedisi2.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-MYcgAS0herk/TWEIFJQQ5rI/AAAAAAAAAH8/j1I6tZldD9k/s1600/rak%25C4%25B1+ansiklopedisi.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" j6="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-MYcgAS0herk/TWEIFJQQ5rI/AAAAAAAAAH8/j1I6tZldD9k/s1600/rak%25C4%25B1+ansiklopedisi.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bir sakin haftasonunun ardından bildiriyorum. Cuma gecesinden başlayan kız kıza haftasonu etkinliği tüm sakinliğiyle sürmekte.Bu buluşmanın sonucu hayali seyahat programının da resmiyet kazanması,bu konu da bir dahaki postta.Cumartesi gecesi fırına verilen&amp;nbsp;yemekler,evde hazırlanan sofra, Kutay'ın hediyesi içkilerin ardından Mine Vaganti karşısında uyuyakalmakla geçmiş.. Pazar sabahına&amp;nbsp;caddebostandan bize kahvaltıya gelmek için yollara düşen Melis in komşufırın çörekleriyle uyanılır, güzel bi kahvaltı, anlatılan hikayeler, ufak bir brainstorm ardından kimi gazetesine, kimi&amp;nbsp;takılarını tasarlamaya,&amp;nbsp;kimi bloguna koyuluuur..Kaç zamandır dost meclisinde sözünü ediyorum, haberi olanı görmedim, o zaman öncelikle&amp;nbsp;bu aslında herkesin ilgi alanına hitap edicek bişeyi anlatalım bu pazar. Rakı Ansiklopedisi. Aslında herkesin favorisi, milli içkimizin tarihini hakikaten biliyor muyuz, ya da günlük hayatta dahi kullandığımız deyimlerin esasında rakıya,rakı erbabına dayandığınından haberdar mıyız?hepsini test etme fırsatınız var sayfaları incelerken.Bi kaç örnek? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Agora Meyhanesi &lt;/strong&gt;İstanbul’un en eski semtlerinden Balat’ın tarihi çarşısı Leblebiciler Sokağı’nda yer alan ünlü meyhane. Antik Yunan’da kentle ilgili bütün önemli kararların alındığı, bütün sokakların buraya çıktığı meydana agora denirdi. Haliç’e bakan Agora Meyhanesi de Balat’ın bütün sokaklarının çıktığı yerde, agoranın göbeğindeydi. 1890 yılında Kaptan Asteri tarafından açıldı ardından barbalık oğlu Stelyo’ya geçti. 1950’lerde bu kez Stelyo’nun oğlu Hristo Dulidis, namı diğer Kaptan Hristo bayrağı devraldı ve 1980’lerin sonuna kadar aralıksız sürdürdü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Sait Faik Abasıyanık &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;(1906-1954) İçkiler içinde en çok rakıyı sevdiğini onu tanıyan herkes söylemektedir. Sait Faik, Orhan Veli’yle yaptığı meşhur Rakı Şişesinde Balık Olmak İsteyen Şair röportajında Orhan Veli’ye “Rakıyı sever misiniz?” diye sormuş ve aldığı “Bayılırım” yanıtını “Bendeniz de” diyerek onaylamıştır. &lt;br /&gt;Burgazada’da Pandelli’de rakısına lobya, Cumhuriyet Meyhanesi’nde biraz gevezelik katık eden Sait Faik pek hoşsohbet biri olmadığı ve oturmayı pek sevmediği için meyhanelerde uzun süre kalmazmış. Herkesle ayaküstü konuşma olanağı bulduğu için Lambo’yu sever, Anadolu Pasajı’ndan bir tek atıp çıkmayı tercih edermiş. Sait Faik’in kendisini en rahat hissettiği yer Mustafa’nın Meyhanesi olmuştur. Sait Faik’i arayanlar, önce Mustafa’nın Meyhanesi’ne göz atmak gerektiğini bilir, bulamasalar bile söyleyeceklerini Mustafa’ya söyleyip giderlerdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Anzarot &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Argoda rakı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Arnavutköy Panayırı &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Kanuni döneminden itibaren kurulduğu rivayet edilen panayır. 18. yüzyılda panayır akçesi adıyla vergi alınmaya başlamış, 1940’lara kadar sürmüştür. Salâh Bey Tarihi’nde anlatılır: “29 Temmuz 1895 Pazartesi günü Şirket-i Hayriye’nin Neveser vapuru, yazarlar yazarı Ahmet Rasim’i Arnavutköy’e boca etmiştir. O gün Arnavutköy’ün panayırı başlamaktadır. Sokaklar allı, morlu, sarılı, yeşilli, mahyalarla pıtrak. Fener dipleri taflan, defne dallarından görünmüyor. Fiyakalı, kokoroz, pinpon, radarcı, dalgamotor, civık, haybeci, düdük makarnası, rafadan, andavallı, irikıyım, çiroz, pavurya, bıldırcın, hoşor, zıpır... İstanbul’un, ne kadar kıyıda köşede kalmış cacıklık malı varsa hepsi burda. Topu da leyla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Asorcu &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Sarhoş; içkici, alkol tutkunu kimse.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;At kulağı &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Uzun kadeh.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Atatürk’ün sofrası &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;(…)Atatürk’ü eleştirenlerin çoğunca vurguladıkları Çankaya sofraları, aslında mazisi çağlar boyu süregelmiş bir devlet sofrası geleneğiydi. Atatürk de bu geleneği sahiplenen son Türk önderi oldu. Ankara’da Çankaya Köşkü’nde, İstanbul’da Dolmabahçe Sarayı’nda, Yalova’da, Florya Deniz Köşkü’nde; bazen yurt gezilerinde de yinelenen bu gece oturumlarına, gündemle ilgili düşünürler, yazarlar, sanatkârlar, bilim insanları, siyasetçiler, diplomatlar çağırılır; ayrıca mutat zevat denen Atatürk’ün yakın dostları da saatlerce süren toplantılarda hazır bulunurlardı. &lt;br /&gt;Mutat zevatın başında Falih Rıfkı Atay, Ruşen Eşref Ünaydın, Hasan Cemil Çambel, Yunus Nadi (Abalıoğlu), N. Hazım Onat, İ. Necmi Dilmen, Hamdullah Suphi Tanrıöver, İbrahim Grantay; Dr. Reşit Galip, Salih Bozok, Şükrü Kaya ve başkaları vardı. Bakanlar, milletvekilleri, Atatürk’ün silah arkadaşları, düşün ve sanat insanları da sık sık davet edilirlerdi. Sofra, son derece düzenliydi. Kimi akşamlar ses-saz dinletilerine de yer verilirdi, ama her durumda saygının ve nezaketin egemenliği söz konusuydu. NECDET SAKAOĞLU&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ayranlı rakı geceleri &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;50’li yılların sonunda İstanbul’da yapılan bir vapur eğlencesi. Özellikle cumartesi geceleri, Şehir Hatları tarafından tahsis edilen bir vapurda gençler için danslı geceler düzenlenir, burada mutlaka bir dans yarışması yapılırdı. Vapur eğlencelerinin gözde hanımları, Rum kızlarıydı. Ayrıca Ermeni ve Yahudi kızları da katılırdı, Türk kızları yok denecek kadar azdı. Bu gecelerin bir başka özelliği, ayranlı rakı içilmesiydi. Vapurda alkol almak yasak olduğu için bu işin gizlice yapılması gerekiyordu. Anason kokusunu bir nebze kesip rengiyle rakıyı kamufle eden ayran, gençlerin ihtiyaçlarına tam cevap verdi. Ayranlı rakı, bu tür eğlencenin vazgeçilmez içkisi haline geldi. Ama ayranı fazla kaçıran bazı çiftler kendilerini vapurun tenha köşelerine atmaya başlayınca işin rengi değişti. Önceleri gençleri ikaz etmekle yetinen hoşgörülü kaptanlar, gazetelerde çıkan rezalet haberlerinden sonra çaresiz kaldı. Ayranlı rakı gecelerine son verildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Çay bardağı &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Bazı rakı tiryakilerinin vazgeçemediği kadeh. Çerkes kadehi de denir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Çilingir sofrası &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;En genel anlamıyla rakı sofrası. Rakının yanında yemek yemek yakın zamanlarda, geleneksel meyhane kültürü bozulup içkili lokantalar yaygınlaştıkça ortaya çıkmış postmodern bir olgudur. Esas olarak rakının yanında yemek değil, meze yenir. O mezeler de rakıya göre seçilir, rakı damağına uygunluğu test edilerek belirlenir. Meze, Farsçada tat veya çeşni anlamına gelir; yani mezeden tadılacak veya çeşnisine bakılacak yiyecekleri anlarız, tanımı gereği tadımlık bir şeydir. Üstat Ahmet Rasim yemek ile meze arasındaki ayrımı çok açık bir biçimde belirler: “Meze hiçbir zaman karın doyuracak yiyeceklerden değildir. Karın doyurmak ayrı bir zevktir.” &lt;br /&gt;(…)Balıkhane Nazırı Ali Rıza Bey de aynı fikirdedir, ama sürpriz bir laf eder: “Bunca yıl Balıkhane nazırlığı ettim. Şimdi yaşım sekseni aşmıştır. Hiçbir zaman balıkla mezelenmedim. Mevsim yemişleri rakıya hem cila verir, hem de mideye dokunmaz.” &lt;br /&gt;Boğazına düşkünlüğüyle nam salan Baba Yaver’in sürprizi de parlaktı; rakının yanında keten helvaya bayılırdı. Ahmet Rasim’in tanıklığıyla: “Meyhaneden içeriye sebzevatçı beygirleri gibi girerdi. İki eli salata demetleriyle yüklü bulunurdu. O bile sorulunca, ‘Bu hınzırın asıl mezesi kavundur,’ derdi.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Dayı &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Yeniçeri akşamcılarına bir saygınlık ifadesi olarak verilen san. Bu san ile akşamcı yeniçerinin büyüklüğü kabul edilmiş olunur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Dem &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;İçki. Bektaşilikte [bkz. cem] ve Bedreddinilerde dini tören sırasında cemaate sunulan kutsal içki. Eski çağlarda daha çok şarap kullanılsa da, günümüzde bu ritüellerde genellikle rakı verilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Efeler &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;(Zeybekler) Özellikle 18. ve 19. yüzyıllarda Ege Bölgesi’nde dağların hâkimi olan halk kahramanları. Zeybek reislerine genellikle efe denmektedir. Osmanlı’ya karşı ayaklanmışlar, Atçalı Kel Mehmet gibi kendi adlarına para basacak kadar ileri gitmişler, âyanlara karşı Çakırcalı gibi ciddi mücadeleler vermişler, Milli Mücadele’de Yörük Ali ve Gökçenefe gibi önemli yararlılıklar göstermişlerdir. Köklerinin antik çağ Dionysos alaylarına kadar uzandığını gösteren bulgular vardır. Öte yandan Orta Asya’dan gelen Türklerden, antik çağın Tralleslilerinden oldukları da iddia edilmektedir. Bazılarına göre bu isim Arapça “civa” anlamında zeybak’dan türer. Baküs’ün (Dionysos’un) ardılları anlamında oi-bakkus veya zei-bakkus’tan türediği de söylenir. Oi-bakkusların birinci işi ayaklarıyla üzüm çiğnemektir. Halikarnas Balıkçısı zeybeklerin çoğunlukla Bektaşi olduklarını, yemeğe başlarken ağızlarına bir yudum rakı aldıktan sonra “Demine devranına hû diyelim” dediklerini anlatır. A. NEDİM ATİLLA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İçki Düşmanı Gazete &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;1930’lu yıllarda yayımlanan dergi. İlk sayısı Ocak 1933’te çıkan aylık yayının sahibi ve başyazarı Prof. Dr. Fahrettin Kerim Gökay’dı, künyede idarehane adresi olarak Fahrettin Kerim’in İstanbul, Ankara Caddesi, 15 numaradaki muayenehanesi gösteriliyordu. Yeşil Hilal [Yeşilay] ve Türkiye İçki Aleyhtarı Gençler Cemiyeti’nin yayın organı kimliğindeki derginin kapağında “İçki düşmanlığı fikirlerinin yayılması, sağlık ve hayat bilgileriyle içtimaî ve ilmî sahadaki yazılar sütunlarda bulunacaktır” notu yer alıyordu. İçki Düşmanı Gazete’de alkolizm ve sağlık sorunlarıyla ilgili tıbbi makalelerin yanı sıra, içki yerine meyve tavsiye eden şiirler yayımlanıyor, gençlerin içkisiz de eğlenebileceğini ispat etmek maksadıyla düzenlenen çay partilerinden izlenimler aktarılıyor, basında çıkan kavga ve cinayet haberleri ibreti âlem için iktibas ediliyordu: “Rakı içerken bir bahçevan diğer bir bahçevanı öldürdü” (18 Aralık 1932) veya “Sivasta sarhoş bir adam feci bir surette hamile karısını öldürdü. İki cana birden kıyan hûnhar adam adliyede cezasını görecektir” (20 Aralık 1932). Logosunun yanında “İçkiyi müdafaa edenler olabilir, lâkin içki onları müdafaa etmez” (Abraham Lincoln) gibi epigramlar bulunuyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İstim &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;(islim) Argoda rakıya ve sert içkilere verilen ad.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kafeşantan &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Sahne sanatçılarının çalıştığı, müşterilere çay, kahve, gazoz, meyve suyu gibi meşrubatla beraber rakı, şarap, bira gibi içkilerin de satışı yapılabilen müzikli, danslı alafranga eğlence yerleri; Fransızca café chantant. İlk kafeşantanlar 19. yüzyılın sonlarında Beyoğlu (Pera) bölgesinde açılmıştı. Bunların en ünlüleri Kristal Palas, Trocadores, Bizans’ın Büyük Alkazarı, Concordia, Mandas, Courren, Flamme ve Alhambra idi. Kafeşantanlar günümüzün müzikli, revülü gazinolarının, gece kulüplerinin öncülleriydi. Daha çok Levantenleri ve onların yaşamına özenen Osmanlı aydınlarını cezbeden bu yerlerde yabancı kızlardan oluşan orkestralar çalar, pantomim, akrobasi, skeç, bale, revü, kanto gösterileri yapılırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Lavirentos &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Bizans zamanında Galata’da Cenevizliler tarafından kurulduğu sanılan, Osmanlı döneminde gedikli meyhaneler arasında bulunan ve tarihçi Reşad Ekrem Koçu’ya göre 1943’te yıkılana kadar bozulmadan varlığını sürdüren kadim İstanbul meyhanesi. Yunancada labirent, yani “dolambaçlı dehliz” anlamına gelen Lavirentos, asırlar boyu denizcilerin uğrak yeri olmuştu. Ama burada sunulan Ankona, Sakız, Mudanya, Edremit, Bozcaada şaraplarına, ayrıca muğbeçelerine ve köçeklerine meftun olanlar sadece limana demir atmış türlü milletten gemici tayfası değildi. Lavirentos aynı zamanda cebi delik ayak takımının, İstanbul’un haytaları, kopukları ve kabadayılarının da meyhanesiydi. Bu yüzden kavga dövüş eksik olmaz, müdavimleri bıçak, saldırma, falçeteyle gezerdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Meyhane pilavı &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Gaziantep yöresinden çıkmış, bulgurla yapılan pilav. İçine bulgurun yanı sıra et (kuşbaşı ya da kıyma), soğan, sarmısak, yeşil biber, domates ya da domates salçası, biber salçası, baharat konur. Mütevazı meyhanelerde mezeler ve içkiler bittikten sonra mideleri rahatlatmak için taze taze pişirilip sofraya getirilir. Evlerde erkek erkeğe kurulan meclislerde, kır yemeklerinde yemeğin sonlarında ev sahibi ya da becerikli bir konuk tarafından evde bulunan malzemelerle genellikle etsiz olarak hazırlanır. Meyhane pilavını erkeklerin kadınlardan daha iyi pişirdiği söylenir. İLHAN EKSEN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Tanju Okan &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;(1938-1996) Özgün sesi, kalender meşrep yorumu ve kuşaklar boyu eskimeyen anasonlu aşk şarkılarıyla sevilen pop müziği şarkıcısı, sinema oyuncusu; büyük rakıcı. Tabiri caizse yerli Frank Sinatra’mızdı. Türkçe sözlü aranjman plaklarla adını duyurdu. Pop müziğinin dönüm noktalarından biri kabul edilen Hasret ile başlayarak Koy Koy Koy, Kadınım, Öyle Sarhoş Olsam ki, İç İç Unutursun, Şerefe, Ayyaş, Parkta Yatıyorum gibi unutulmaz 45’liklere imza attı. OGAN GÜNER&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Orospu turşusu &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Turşu, emek ve zaman isteyen güzel bir meze çeşididir. Oysa rakı sofrasına renk katan ve çabucak, zahmetsiz yapıldığından bu ismi alan söz konusu turşu, aynı zamanda iştah açıcıdır. Genellikle çarliston biberden yapılır. Biberler haşlanıp çekirdeği ve kabuğu ayrıldıktan sonra üzerine dökülen sirke ve sarmısak ezmesiyle hazır hale gelir. İsteğe bağlı olarak sızma zeytinyağı ilavesiyle de servis edilir. FISTIK AHMET TANRIVERDİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Osmanlı İmparatorluğu’nda içki &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;(…) İçki içtiği söylenen ilk Osmanlı padişahı Yıldırım Bayezit’tir. Onun saltanatını takip eden Fetret Devri’nde kısa bir süre hüküm süren oğlu Emir Süleyman’ın belirgin niteliği ise uslanmaz bir ayyaş olmasıdır ve bu durum kötü sonunu hazırlamıştır. Bu dönemde devletin büyük kentlerinde, örneğin Bursa ve Edirne’de meyhanelerin olup olmadığı veya belli kuralların mevcudiyetini gösteren veriler yoktur. &lt;br /&gt;İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet’in iyice harap olmuş ve nüfus bakımından fakirleşmiş kenti geliştirmek için ülkenin pek çok şehrinden Müslüman ve Hıristiyanları İstanbul’a iskân ettirdiği bilinmektedir. Bizans zamanında ana yarımadada ve Cenevizlilerin yönetimindeki Galata’da meyhaneler bulunduğu muhakkaktır. Osmanlı yönetiminin gayrimüslimlerin yoğun olduğu mahallelerde ve özellikle Cenevizlilerden alınan Galata’daki meyhanelere karışmadığı anlaşılıyor. Fatih’in nedimi olan şair Melihî’nin Eminönü’ndeki meyhanelerin müdavimi olduğunun bilinmesi, ondan bir yüzyıl sonra yaşayan Latifî’nin Eminönü’nde meyhane bolluğundan söz etmesi, bu kanaati kuvvetlendirmektedir. EROL ÜYEPAZARCI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Öğle rakısı &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Öğle saatlerinde alınan tek rakı. Bazıları bunu duble olarak alabilir, ama daha fazlası öğle rakısı değil, gündüz içkisi olur. Can Yücel ile birlikte önde gelen erkencilerden biri olan şair Mehmed Kemal’in Öğle Rakıları adlı bir şiir kitabı vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Pavyonlar &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Geceleri geç vakte, hatta daha çok sabaha kadar açık, müzikli, danslı, atraksiyonlu ve tabii içkili eğlence yeri. Kökeni Fransızca pavillon sözcüğü olan pavyon terimi, eğlence hayatına 19. yüzyılın son çeyreğinde girdi ve 1950’lere kadar daha çok elit kesimin devam ettiği, kaliteli ve pahalı gece kulüpleri için kullanıldı. Tokatlıyan’ın, Park Otel’in, hatta Taksim Belediye Gazinosu’nun bile pavyonları vardı. Üstelik bu pavyonlar, Silvio Fontana gibi Çankaya Köşkü’nde Atatürk’e uzun yıllar hizmet vermiş duayen yöneticiler tarafından işletiliyordu. Devrin ünlü pavyonu Kervansaray’da Paris’in Crazy Horse Show gösterilerinden sertifikalı ünlü striptizci Dodo von Hamburg, Cordon Bleu [Kordon Blö diye de geçer] pavyonunda Norihga, June Harlow ve egzotik filmlerinin ünlü oyuncusu, Kübalı dansçı Chelo Alonsa sahne alırdı. VEFA ZAT&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Rakı sıskası &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Rakıdan incelmiş kimse. bkz. rakı diyeti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Salaşhaneler &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Yeşillik bir alanın kenarında veya deniz kıyısında inşa edilen derme çatma ahşap kulübeleri mesken edinmiş meyhane türü. Bunların birçoğu ruhsatsız çalışan koltuk meyhaneleri idi. Yarısı karada yarısı denizde olan salaşhanelere geçmiş zaman İstanbul’unda sık rastlanırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Sıra geceleri &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Doğu illerinde, özellikle Urfa’da yaygın olarak sürdürülen eğlence geleneği. Hepsinde değil, ama bazılarında içki de içilir. Eril bir kent geleneği olan sıra gecesinin ilk kez ne zaman yapıldığına ilişkin kesin bilgiler yoktur. Ancak üzerinde iki görüş yürütülür. İlki bunun Urfa halk kültürü içinden doğduğunu söyler, herhangi bir zaman vermez. Diğeri ise, araştırmacı Mehmet Kurtoğlu’nun önermesidir ve sıra gecesinin geçmişinin Yunan ve Roma kültürüne dayandığı yolundadır. Urfa’nın uzun zaman bu uygarlıkların egemenliği altında kalmasından yola çıkan bu görüş, Eflatun’un Şölen’ini kaynak alır. A. NİLHAN ARAS&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ahmet Hamdi Tanpınar &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;(1901-1962) Şair, romancı, öykücü, denemeci. Tanpınar için rakı, İstanbul ve dostlar demektir. Paris’ten gönderdiği mektuplarda, o kadar isteyerek gittiği şehrin en büyük sıkıntısını rakısızlığa bağlar. Bütün mesele şarabın rakının yerini tutmamasında ve balıkların ızgara yapılmamasındadır. Aynı mektubunda Tanpınar rakı içmenin üç maddelik bir manifestosunu da yapar: 1. Rakı en iyi içkidir. 2. Her akşam değilse bile haftada iki defa içilmelidir. 3. Domates salatası, balık, kavun, beyaz peynir... biraz çiroz. Daha fazla meze zararlıdır. HANDAN İNCİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Vorıs bak! &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Ermenice kıçımı öp. Ermeni klarnet ustası Hrant Lusigyan’ın yaydığı özel bir kadeh kaldırma ritüeli, bir tür erotik şerefe! Buna göre, vorıs bak! denildikten sonra kadeh kaldırılıp dip kısmından öpülür, öyle içilir. Benzer bir anıştırma Amerikalılar arasında yaygındır. İngilizcede kadehleri devirmek anlamında kullanılan bottoms up! sözü, Türkçe popolar havaya! demektir. Popo ile kastedilen elbette kadehin dibidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Yakup &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Asmalımescit’in simgelerinden, ünlü klasik meyhane. Yakup’un adıyla müsemma işletmecisi Yakup Aslan hayal ve hatıratlarda en az meyhane kadar yer tutar. O, Edip Cansever’in dizelerinde canlanan ve bir kitabına adını veren Çağrılmayan Yakup’tur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Zom Tevfik &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;20. yüzyılın başlarında, Aksaray’da Yeşiltulumba kahveleri önünde akşamdan kalmalara, sabahları kâsesi yirmi paraya baş suyu satan ayyaş çorbacı. Zom Tevfik gayet komik bir adamdı. Başka bir çorbacı aynı mıntıkada kendisine rakip çıkınca, ticareti sekteye uğradığından, çorbacılığı terk edip bir eşek tedarik etmiş ve çanak çömlek satmaya başlamıştı. Sonra bu alışverişten de vazgeçerek saka oldu. Akşamları meyhaneye gider, eşeğini kapıya bağlar, rakısını efendi gibi içip etrafla şakalaşırdı. Vakit gelince eşek feryada başlar, Zom Tevfik meyhaneciyle hesabı görür, alışkanlığı olduğu üzere yüz dirhem şarabı hayvana içirir, haydi sen de kekâlan kerata! derdi. Yolda eşeğiyle konuşa konuşa evine giderdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Zurna yakısı &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Kafayı tütsüledikten sonra zurna dinlemek. Zurna gibi bir kafaya denk düşen bir mübalağayla anlatılmış bu hikâyeyi, Ahmet Rasim’in yaşadığı bir deneyimden yola çıkarak Salâh Birsel dillendirir: “Biraz sonra da yaşamında ilk kez zurna yakısıyla karşılaşacak. O zurna alayını, zurna krizini bilir ama zurna yakısıyla ilk bu gece zifafa girecek. Oysa bu yakı, hemen her yerde kolayca elde edilebilir. Yeter ki, elinizin altında kıranta bir sarhoş bulunsun. Adamın başına üç zurnacı diktiniz mi, tamam. Yalnız zurnacılardan biri, sarhoşun sağ kulağına, öbürü de sol kulağına üflemelidir. Üçüncüsü, nasıl olsa ensede bir yer bulur. Ne var, yakının bütünlenmesi için kıranta adamın önünde bir davulla bir çiftenakkarenin de gümbür gümbür gümbürdemesi gerekir.” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="HaberBaslik1"&gt;&lt;img alt="" src="http://i.radikal.com.tr/150x113/2011/01/26/fft16_mf652004.Jpeg" style="float: right; margin: 5px;" /&gt;Anasonlu bir tefrika &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Kendi alanının ilki olan Rakı Ansiklopedisi, yayın yönetmeni Erdir Zat’la birlikte 55 kişilik bir yazar kadrosunun yaptığı yoğun araştırmanın ürünü. Çağatay Anadol, Fügen Basmacı, Çiçekten Becel, Murat Belge, Raşit Çavaş, Necdet Sakaoğlu, Ahmet Örs ve Vefa Zat’tan oluşan danışma kurulu bugün kaynakların uzanabildiği tarih cetvelinin başlangıcını 17. yüzyıla kadar indirmiş. Daha önce yayımlanmış eserlerden doğrudan alıntılar kadar, edebiyat ve tarih kaynaklarından neredeyse cımbızla bulup çıkarılmış teferruat da mevcut. Böylelikle ortaya çıkan, ansiklopedi kuruluğunu aşarak anasonlu bir tefrikaya dönmüş. Buraya alıntıladığımız kimi maddeleri kısaltmak mecburiyetinde kalınca kimi maddelerin lezzetinden çalmış bulunduk mecburen. Overteam Yayınları’ndan çıkan ansiklopedide ayrıntılara daldıkça bu coğrafyadaki rakı kültürünün ne kadar köklü, ne kadar ‘muhabbetli’ olduğu ortaya çıkıyor, burası kesin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="HaberBaslik1"&gt;&lt;img alt="" src="http://i.radikal.com.tr/150x113/2011/01/26/fft16_mf652002.Jpeg" style="float: right; margin: 5px;" /&gt;Madam Despina &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;(1919-2006) Günümüz İstanbul’undaki birkaç gerçek anlamda klasik meyhaneden birinin yaratıcısı ve tüm meyhaneci hanımların ruhani hocası. Eskilerin Tatavla olarak bildiği Kurtuluş’ta, kendi adıyla anılan salaş meyhanesiyle akşamcıların hayatına damga vuran Madam Despina, İmroz’da (Gökçeada) doğdu. 15-16 yaşlarında adadan İstanbul’a göç etti. Henüz 18 yaşında iken, doğduğu topraklarla ailesi arasında bir tercih yapmak zorunda kaldı. Ya Ege’nin karşı kıyısına gidecekti ya da suyunu içip havasını soluduğu topraklarda kalacaktı. Tercihini Türkiye’den yana kullandı, İstanbul’dan ayrılmadı. VEFA ZAT &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="HaberBaslik1"&gt;&lt;img alt="" src="http://i.radikal.com.tr/150x113/2011/01/26/fft16_mf652003.Jpeg" style="float: right; margin: 5px;" /&gt;Cüce Simon &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;(1899-1966) Asıl adı Simon Sevsay; bir dönem İstanbul’un renkli simaları arasına giren tiyatro ve sinema oyuncusu, Beyoğlu’nun popüler milli piyango satıcısı. Cüce Simon meyhane müdavimleri için uğur demekti. Onun küçücük ellerinden piyango çekmek, rakının parlattığı çakırkeyifle espriler yapan müşterilere umut verirdi. Meyhaneleri tek tek dolaşır, girdiği yerde neşe dalgası estirir, ona takılanlara laf yetiştirip incecik sesiyle hatıralarını anlatırdı. Elinden eksik etmediği bastonuyla halkın sempatisini kazanmıştı. Giyim kuşamına çok düşkündü. Koyu renk takım elbiseleri tercih eder, daima kravat takardı. &lt;br /&gt;Cüce Simon, doğum yeri İzmit’te eğitimini sürdürürken 1,05’lik boyu ve aykırı fiziğiyle dikkat çekip ilk amatör sahne deneyimini yaşadı. 1909’da yerleştiği İstanbul’un canlı eğlence hayatında profesyonel olarak sahneye çıkma imkânı buldu. Agopyan ve Benliyan kumpanyalarında çalıştıktan sonra Komik Şevki Bey ile tanıştı ve kısa sürede onun güvenini kazandı. Şevki Bey’in kumpanyasının hesaplarını tuttuğu gibi, aksesuar ve gardırop sorumlusuydu ve oyunlarda rol alıyordu. 1927’de Muhlis Sabahattin Opereti’nin, Dolmabahçe Sarayı’nda, Atatürk’ün huzurunda sahnelediği Haşmetmeab oyununda oynadı. Temsilden sonra Atatürk’ün iltifatlarını gururla dinleyip onun ikram ettiği bir kadeh şampanyayı yudumladı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2353375805082380975-5606878795037575405?l=minikisunique.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://minikisunique.blogspot.com/feeds/5606878795037575405/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://minikisunique.blogspot.com/2011/02/raki-ansiklopedisinde-balik-olsak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2353375805082380975/posts/default/5606878795037575405'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2353375805082380975/posts/default/5606878795037575405'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://minikisunique.blogspot.com/2011/02/raki-ansiklopedisinde-balik-olsak.html' title='RAKI ANSİKLOPEDİSİNDE BALIK OLSAK..'/><author><name>minikisunique</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08234045650881065748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://3.bp.blogspot.com/-PO4dnqTymQ4/TVoiB3EbRBI/AAAAAAAAAFc/1y6v93jgIO4/s220/prof.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-dKfqpDyLyIg/TWEIDHEljnI/AAAAAAAAAH4/hoWqgc5eFj4/s72-c/rak%25C4%25B1+ansiklopedisi2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2353375805082380975.post-8768952990900801598</id><published>2011-02-19T01:02:00.000-08:00</published><updated>2011-02-28T06:04:27.543-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hüseyin Çağlayan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sertab Erener'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galerist'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sergi'/><title type='text'>ÜZGÜNÜM LEYLA</title><content type='html'>Meraktan ölmek üzereyim!&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-_YZJCZXPqkY/TV-FGGDWOgI/AAAAAAAAAHs/GKWKV7YITeQ/s1600/Sertabb.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="206" j6="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-_YZJCZXPqkY/TV-FGGDWOgI/AAAAAAAAAHs/GKWKV7YITeQ/s320/Sertabb.png" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Gecen seneden beri baya bence vööög geyiği yaptık şımardık durduk kendisinin aksanı sebebiyle. Sonra yazın sergisinden çıktıktan sonra Hüseyin Çağlayan hakkında derin düşüncelerde bulmuştuk kendimizi. Hayal gücünün ve etki alanının ne kadar farklı ve sınırsız olduğunu, kıyafet tasarlamanın Çağlayan’a göre teknolojik, felsefik ve bilimsel öğelerle birleşmesinin kaçınılmaz düsturu olduğunu idrak etmiştik.&lt;/div&gt;Sergideki her kostümü hikayelerini dinleyerek gezmiştik ve kostümler yalnızca birer kıyafet değildi… &lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-REXhoGxeCeo/TV-EeAkbizI/AAAAAAAAAHc/VXMWXPozg1s/s1600/hseo.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" j6="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-REXhoGxeCeo/TV-EeAkbizI/AAAAAAAAAHc/VXMWXPozg1s/s320/hseo.bmp" width="190" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hikayelerin sonucuydu onlar… Bir hikayenin bitimi… Son cümleleriydi… Felsefik tasavvurlardan hareketle oluşan hikayeler, kostüme dönüşürken alışılagelmiş malzemelerin dışına da çıkıyordu. Hüseyin Çağlayan’ın materyalleri; kumaş, iplikler ve bilindik aksesuarlardan ibaret değildi. O, kumaşlarla teknolojiyi birleştirerek kotüm tasarımında sınırların olmadığını vurguluyordu.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-IhXOtqs7EKA/TV-Eo1djTRI/AAAAAAAAAHk/UDbtlRMqwW8/s1600/h%25C3%25BCseyin+%25C3%25A7a%25C4%259Flayan.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="256" j6="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-IhXOtqs7EKA/TV-Eo1djTRI/AAAAAAAAAHk/UDbtlRMqwW8/s320/h%25C3%25BCseyin+%25C3%25A7a%25C4%259Flayan.bmp" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ve şimdi!:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Galerist, Hüseyin Çağlayan’ın ‘Yakınlık Sensörleri / Proximity Sensors’ başlıklı kişisel sergisine 24 Şubat – 26 Mart 2011 tarihleri arasında yer vermeye hazırlanıyormuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sergi, Çağlayan’ın İstanbul’a dair kurgulanan ‘Desire – Istanbul Panel’ ve ‘Remote Control Hair’ başlıklı heykel, video ve ses enstelasyonlarının dünya gösterimi olması nedeniyle büyük önem taşıyor. Hüseyin Çağlayan’ın Galerist’teki üçüncü kişisel sergisi için üretilen eserlerin yanı sıra geçtiğimiz yıl Londra Lisson Gallery’de sergilenen ve kültürel form olarak müziği inceleyen ‘Üzgünüm Leyla / I am Sad Leyla’ başlıklı eseri de Türk izleyicisiyle ilk kez buluşturulacakmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’nin başarılı kadın şarkıcılarından Sertab Erener’in, bir Osmanlı orkestrasıyla beraber söylediği bir türkü performansının, adeta bedeninden ayrılmış bir deneyimini yaratan ‘Üzgünüm Leyla / I am Sad Leyla’ başlıklı enstalasyon, ses, film, heykel ve müzik notalarının birbiriyle uyumlu bir kombinasyonundan oluşmaktaymış.. Çağlayan burada müzik deneyimini farklı enstrümanlardan çıkan sesleri, İran şiirini ve Rum Ortodoks ilahilerini birleştiren kompozisyonun üzerindeki farklı kültürel etkiler ile katmanlı bir biçimde inceliyormuş.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-hODF63Zoseg/TV-GzMDy48I/AAAAAAAAAH0/zBYF-Th7mWQ/s1600/HSEYIN%257E1.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" j6="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-hODF63Zoseg/TV-GzMDy48I/AAAAAAAAAH0/zBYF-Th7mWQ/s320/HSEYIN%257E1.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyada İstanbul kadar çok yönlü ve tarihin farklı zamanlarında farklı kültürler tarafından bu denli arzulanmış başka bir şehir yoktur. Çağlayan İstanbul’un Asya ve Avrupa arasındaki konumu, geçmiş ve bugün arasındaki sıkışmışlığı nedeniyle sürekli bir devinim halinde olduğunu düşünürmüş. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul’un binlerce yıl boyunca yaklaşık 135 farklı ismi olmuş. Her isim belirli bir kültürün İstanbul’la olan bağını yansıtır. Birbirine zıt kültürler, birbirinden çok farklı zamanlarda, şehrin kimliğine sahip çıkmış ve şehrin temsil ettiklerine dair kendi iddialarını ortaya atmışlar. Hüseyin Çağlayan sürekli bir değişim halinde olsa da, şehri karmaşık bir tarih ile güçlü köklere sahip bir arzu ve kültür merkezi olarak görmektedir,diyor. Ona göre şehir, geçmişi, bugünü ve geleceği yansıtır. Çağlayan, bu zengin kültürel sınır şehrini, geçmişinin parıltısı ve yeni şeyleri keşfetmeye olan açıklığıyla, alışılmışın dışında yöntemiyle belgeliyormuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘Desire Istanbul Panel’i ile İstanbul’un geçmişine ve geçmişte barındırdığı kültürlere gönderme yapan Çağlayan, ‘Remote Control Hair’ ile farklı çağlardaki saç ve makyaj stillerini ve son olarak ‘Üzgünüm Leyla / I am Sad Leyla’ enstalasyonundaki müzik ile geçmişi, bugün üzerinden sorguluyormuş.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-pX5dgayBBac/TV-GZriY-MI/AAAAAAAAAHw/I2bNJoalz-I/s1600/huseyn.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" j6="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-pX5dgayBBac/TV-GZriY-MI/AAAAAAAAAHw/I2bNJoalz-I/s1600/huseyn.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;E şimdi görmezsek ölmezmiyiz?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2353375805082380975-8768952990900801598?l=minikisunique.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://minikisunique.blogspot.com/feeds/8768952990900801598/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://minikisunique.blogspot.com/2011/02/uzgunum-leyla.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2353375805082380975/posts/default/8768952990900801598'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2353375805082380975/posts/default/8768952990900801598'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://minikisunique.blogspot.com/2011/02/uzgunum-leyla.html' title='ÜZGÜNÜM LEYLA'/><author><name>minikisunique</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08234045650881065748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://3.bp.blogspot.com/-PO4dnqTymQ4/TVoiB3EbRBI/AAAAAAAAAFc/1y6v93jgIO4/s220/prof.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-_YZJCZXPqkY/TV-FGGDWOgI/AAAAAAAAAHs/GKWKV7YITeQ/s72-c/Sertabb.png' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2353375805082380975.post-8867593493614867402</id><published>2011-02-17T04:32:00.000-08:00</published><updated>2011-02-28T06:06:26.092-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Robert Mapplethorpe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beril Ateş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Andy Warhol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galeri Nev'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Patti Smith'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='New Tork'/><title type='text'>THEY WERE JUST KIDS</title><content type='html'>&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial Unicode MS&amp;quot;, &amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10pt;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-OXnpnR4VQCI/TV0KllMTfVI/AAAAAAAAAGw/MPYzZNb1sLo/s1600/pattibook.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" j6="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-OXnpnR4VQCI/TV0KllMTfVI/AAAAAAAAAGw/MPYzZNb1sLo/s1600/pattibook.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-_uV95xUEYiI/TV0N43QmBxI/AAAAAAAAAHQ/BUtDLNlnKKk/s1600/kitap+kapak.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" j6="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-_uV95xUEYiI/TV0N43QmBxI/AAAAAAAAAHQ/BUtDLNlnKKk/s1600/kitap+kapak.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial Unicode MS&amp;quot;, &amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10pt;"&gt;“Bir başyapıt, daha önce hiç açılmamış bir hazine sandığının içini görmek için ayrıcalıklı bir davet.” diyor, farklı filmlerin kendine özgü yıldızı Johnny Depp, Patti Smith’in otobiyografisinin arka kapağındaki tanıtım yazısında. Punk ikonu Patti Smith’in yolun başındayken ne kadar utangaç ve kararsız olduğunu görünce şaşıracaksınız diye &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial Unicode MS&amp;quot;, &amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10pt;"&gt;bir cümle okudum tanıtım yazılarından birinde.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial Unicode MS&amp;quot;, &amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10pt;"&gt;.&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-xYWq006sB7k/TV0KfPauMjI/AAAAAAAAAGo/B5Fzqy3RiRs/s1600/patti343.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="287" j6="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-xYWq006sB7k/TV0KfPauMjI/AAAAAAAAAGo/B5Fzqy3RiRs/s320/patti343.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial Unicode MS&amp;quot;, &amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10pt;"&gt;Sepya rengi kapağıyla zaten en az Judith Butler’ın Cinsiyet Belası kitabı kadar (onun da kapağı sepya rengi ve iki kişi var kapakta) dikkat çekiyor. Patti ve yaşam dostu Robert’ın androjen halleri kapakta adeta parlıyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial Unicode MS&amp;quot;, &amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10pt;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-sXHSUc9JYko/TV0KrB7ZhqI/AAAAAAAAAG4/UqKl6ZypQX8/s1600/patti_smith-mapplethorpe.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" j6="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-sXHSUc9JYko/TV0KrB7ZhqI/AAAAAAAAAG4/UqKl6ZypQX8/s1600/patti_smith-mapplethorpe.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial Unicode MS&amp;quot;, &amp;quot;sans-serif&amp;quot;; mso-ansi-language: TR;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Patti Smith bir şair ve müzisyene dönüşürken, Robert Mapplethorpe kışkırtıcı tarzını fotoğrafa yönlendirecekti. Andy Warhol’un sürdüğü hüküm, New York sokakları, 1969’da yerleştikleri Chelsea Otel ve orada edindikleri iyi kötü şöhret sahibi ahbaplar, etkin sanatçılar, içine daldıkları yüksek farkındalık; şiir, rock and roll, sanat ve cinsel politika dünyalarının parladığı bir dönem.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-czG0cL_sj9A/TV0Kt-QyheI/AAAAAAAAAG8/404ot8WgGmE/s1600/patti2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" j6="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-czG0cL_sj9A/TV0Kt-QyheI/AAAAAAAAAG8/404ot8WgGmE/s320/patti2.jpg" width="216" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Remzi kitabevi’ne kitabı orijinal ismiyle sordum ama Türkçesi vardı. Aslında ana dilinden okumaya niyetliydim ama dayanamadım ve çevirisini kapıverdim. Eğer doymazsam İngilizcesini de okurum bir çırpıda. Yeter ki gelsin. Oldum olası müzisyen biyografisi ve otobiyografi kitaplarını çok severim. Red Hot Chili Peppers grubunun solisti Antony Kiedis’in kendi hayatını anlattığı Scar Tissue (Yaralı Deri) kitabını çok sevmiştim. İngilizceden okumama rağmen kitap 4 günde bitmişti. İlgi duyduğum felsefik ve sosyolojik kitapları bile bu kadar hızlı okuduğumu hatırlamıyorum. Kurt Cobain’in hayatını anlatan kitap da çabuk bitmişti. &lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/--Uiv3nsGVL0/TV0K0105qbI/AAAAAAAAAHA/rBsrT-vCDVc/s1600/pattyy.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="215" j6="true" src="http://2.bp.blogspot.com/--Uiv3nsGVL0/TV0K0105qbI/AAAAAAAAAHA/rBsrT-vCDVc/s320/pattyy.bmp" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı biyografik kitaplar sanatçının üzerinden para kazanmak için başkaları tarafından yalan yanlış bilgilerle donatılarak yazılır. Belli ki Patti Smith kitabı hiçbir ticari amaç gütmüyor çünkü kendi ağzından samimiyetle yazılmış. Göz gezdirdiğim kadarıyla epey vurucu bir kitap. Patti gibi samimi. Yaşadığı acıların derin izlerini taşıyor. Bazı kitaplar bir bakışta sizi içine alır. Bu da o kitaplardan biri işte. Belki de bana yol gösterdiği veya kendimden çok şey bulduğum için seviyorum müzisyen (oto)biyografilerini okumayı. Jeff Buckley’in hayatını anlatan ve yakın bir dostu tarafından yazılmış kitabı da orijinal dilinden okudum.&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-3ohGLvc6MZ4/TV0K3tYRWMI/AAAAAAAAAHE/0LTWHDqCziY/s1600/patt%25C4%25B1ngg.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" j6="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-3ohGLvc6MZ4/TV0K3tYRWMI/AAAAAAAAAHE/0LTWHDqCziY/s320/patt%25C4%25B1ngg.jpg" width="204" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-S6Y91S9wobg/TV0K_PCz7UI/AAAAAAAAAHM/5I12F7FeTyI/s1600/pattiwithpron.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="138" j6="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-S6Y91S9wobg/TV0K_PCz7UI/AAAAAAAAAHM/5I12F7FeTyI/s200/pattiwithpron.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Punk ruhunu, o asiliği ve öfkeyi, muhalif duruşu her zaman iliklerimde hissettim. Kurt Cobain’den Michael Stipe’a, Patti Smith’den Pj Harvey’e…Beck bile indie punk’tır gözümde. Belki de rock değil punk demeliyim evet. Özellikle suyu çıkmış, ruhu ve insanlığı emilmiş bu devirde. Bu kitapla beraber Patti Smith belgeselini de izlemek güzel olur. Festivalde beni epey etkileyen bir dokümanter filmdi. İnsanlığa dair sorduğu sorular da gerçekten çarpıcıydı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-dYC9R4PiXNA/TV0K-ZzWR2I/AAAAAAAAAHI/TRzUloXK_FE/s1600/pattiontv.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="221" j6="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-dYC9R4PiXNA/TV0K-ZzWR2I/AAAAAAAAAHI/TRzUloXK_FE/s320/pattiontv.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial Unicode MS&amp;quot;, &amp;quot;sans-serif&amp;quot;; mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;Uzun zamandır bu &lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;kadar içten yazılmış bir otobiyografi okumamıştım. Şair ve şarkıcı Patti Smith’in günlük tutma alışkanlığı sayesinde son derece ilginç ayrıntılarla dolu, çok özel bir kitap çıkmış ortaya. İlham verici ve yazarın şairliği sayesinde bir o kadar da sürükleyici. Kütüphanelerde mutlaka bulunmalı ki gençlerin eline geçsin.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span lang="TR" style="font-family: &amp;quot;Arial Unicode MS&amp;quot;, &amp;quot;sans-serif&amp;quot;; mso-ansi-language: TR;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Sanat yolundaki biricik yoldaşı, fotoğraf sanatçısı Robert Mapplethorpe AIDS’in yatırdığı ölüm döşeğinde, Patti’den ikisinin hikayesini yazmasını istiyor. Smith de bu dileği neredeyse 20 yıl sonra 2010′da gerçekleştiriyor. Kitabı okuyanlar neden bu kadar zaman geçmesi gerektiğini anlayacaklardır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-xYWq006sB7k/TV0KfPauMjI/AAAAAAAAAGo/B5Fzqy3RiRs/s1600/patti343.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="287" j6="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-xYWq006sB7k/TV0KfPauMjI/AAAAAAAAAGo/B5Fzqy3RiRs/s320/patti343.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial Unicode MS&amp;quot;, &amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;Burdaki asıl mühim konu ise şu,&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Arial Unicode MS&amp;quot;, &amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;Galeri Nev İstanbul'daki Robert Mapplethorpe un fotoğraf sergisi-ydi.12sinde bitti. Patti Smith'in tüm fotoğrafları mevcuttu. Ve bu kitabı okuduktan sonra Bugünlerde hiç beklemediğimiz sergiler cereyan etmeye başladı, bir diğeri de Ankaralı 1991 doğumlu küçük sanatçı Beril Ateş sergisi,evimizin yanında açılmış meğer, görülmesinde fayda var.Çünkü kız küçük bir dahi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2353375805082380975-8867593493614867402?l=minikisunique.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://minikisunique.blogspot.com/feeds/8867593493614867402/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://minikisunique.blogspot.com/2011/02/bir-basyapt-daha-once-hic-aclmams-bir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2353375805082380975/posts/default/8867593493614867402'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2353375805082380975/posts/default/8867593493614867402'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://minikisunique.blogspot.com/2011/02/bir-basyapt-daha-once-hic-aclmams-bir.html' title='THEY WERE JUST KIDS'/><author><name>minikisunique</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08234045650881065748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://3.bp.blogspot.com/-PO4dnqTymQ4/TVoiB3EbRBI/AAAAAAAAAFc/1y6v93jgIO4/s220/prof.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-OXnpnR4VQCI/TV0KllMTfVI/AAAAAAAAAGw/MPYzZNb1sLo/s72-c/pattibook.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2353375805082380975.post-4437777641457581314</id><published>2011-02-16T01:31:00.000-08:00</published><updated>2011-02-28T06:17:35.809-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eda Taşpınar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Supermarket'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Melisa Cakarlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ayşedeniz'/><title type='text'>Bir Salı:Dün gece neler oldu?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-UYF757XASKg/TWMXL2D8WtI/AAAAAAAAAIg/_q0TbBHEwhg/s1600/171.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" j6="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-UYF757XASKg/TWMXL2D8WtI/AAAAAAAAAIg/_q0TbBHEwhg/s320/171.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Saat 10.00.Keşke geç kalmasaydık da masadaki ortamı içimize çekme fırsatını kaçırmasaydık.Aslında kaçan bişey yok,ama sevgili duayen Yılmaz Morgül,takdire şayan bir yemek erdabıyla yemek yiyor, kalın çerçeveli gözlüklerin ardından bizi dinliyor,belki duymaya çalışıyor.Şaka yapıyorlar sanıyorum,yok hakikaten çok seviyorlar adamı. &lt;br /&gt;Ayşe Deniz le buluşuyoruz.Tam beklediğimiz gibi, aslında beklediğimizden biraz daha sempatik yumuşak, daha sivri dilli, dişli bi kadın da olabilirdi mesela, ama değil. Elimden tuttuğu gibi beni herkesle tanıştırmaya çalışıyor, gerçekten inanılmaz ilgili ve güleryüzlü.Tamam, içerdeki herkes güleryüzlü, yani&amp;nbsp;bulunduğu yere sinir olmuş,gelen hesaba sinir olmuş, ilgi göremeyince sinir olmuş, eski sevgiliye sinir olmuş vs. insanların dışında herkes gülüyor.Ama Deniz samimi olduğunu kocaman gülümsemesiyle&amp;nbsp;ilk 5 dakikada teminat mektubu gibi çakıyor elinize. Hakan da sayın Morgül'ün yanından kalkıp geliyor ama&amp;nbsp;bu konuya sonra değineceğim. &lt;img border="0" h5="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-lDhnzm2Idxs/TVuYX7ARCGI/AAAAAAAAAGk/PZk7q0EhHeg/s1600/154.JPG" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önyargımız var yıkılamayan.&lt;br /&gt;10.15Eda Taşpınar ve Deniz Berdan sohbetine seyirciyiz. Deniz de Eda da aşırı samimiler, ikisi de abartmadan gayet şıktı o gece. Deniz eşinin belini incittiğinden,son ayda aldığı 3 kilodan bahsederken Eda daha sakin, gözleri aşk dolu(hakikaten).&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-HysCMERVPjY/TWMXTicKL9I/AAAAAAAAAIo/eW40TxIWuAw/s1600/181.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" j6="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-HysCMERVPjY/TWMXTicKL9I/AAAAAAAAAIo/eW40TxIWuAw/s320/181.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ya konudan konuya ama bunu söylemeden yazının devamı olmaz. &lt;br /&gt;Ben böyle sevgi dolu çift görmeyeli baya olmuştu.Borayla Eda yanyana geldiğinde reklam kokusu duymak istiosunuz burnunuzda, e burun ve göz alışkanlığı, bi bakıosunuz, herşey saf ve saydam,adeta&amp;nbsp;&amp;nbsp;'aradığınız şey bizde yok' diyor. Arka masamızda Nurettin Hasman var. E vatandaş olarak bende&amp;nbsp; düşünürüm haliyle, bizim bildiğimizden farklı mı işliyor herşey acaba , hani gerçekte arkadaşlarmı ki hala? diye. Değiller, kızın bütün gece sevgilisinden başkasına bakmadığını,sevgilisinin de bütün gece Deniz'in kocasıyla gayet ciddi sohbet ettiğini,Eda'nın aslında hiç alkol almayan biri olduğunu, sadece bu eventlere katılıp erkenden evine kaçtığını,bunun sebebinin de her sabah 7de uyanıp spor yaptığını söylesem,karşılıklı oturuyor olsaydık mesela,gözlerinizi kocaman açıcağınızdan eminim.Neden peki? Şimdi kime sorsam herkesin gecelerin,eğlencelerin kadını bakış açısından sıyrılmadan pat diye döküceksiniz aklınızdakini.Ne yalan söyliyeyim,ben de sürüye katılmış bi insandım bugüne kadar.Ee bu önüne geçilmez insanoğlu güdüsü, önyargı, aynı zamanda kendimizle çeliştiriyor, çokça zaman da şaşırtabiliyor işte.&lt;br /&gt;&lt;img border="0" height="240" j6="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-6R9Gyb-Uqx8/TWMXPWU5nBI/AAAAAAAAAIk/q4kljHiIpMg/s320/179.JPG" width="320" /&gt;&lt;br /&gt;Deniz'e gelince(yurdakul): kısa zamanda öğrendiklerimiz,insan hem çok sevimli,çok neşeli;hem çok eğlenen çok gezen,hem çok çocuklu,hem mükemmel eş ve arkadaşlara sahip olabiliyormuş,mümkünmüş.&lt;br /&gt;Bütün gece herkes için çok tatlı adamdır,dünyanın en tatlı kadınıdır diye defalarca tekrarlayınca bisüre sonra işin raconumu bu diye düşünmedim değil tabi, ama Deniz'den alınan tüyoları kendime saklıyorum, çok bombalar çıkarsa telif hakkıyla paylaşacağım. Ve geliyoruz Hakan'a.&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-TJBMlr_LQd8/TWMXaMY-62I/AAAAAAAAAI0/iqXOWo1vMJg/s1600/157.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" j6="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-TJBMlr_LQd8/TWMXaMY-62I/AAAAAAAAAI0/iqXOWo1vMJg/s320/157.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Şapkasına talip,ayakkabısına,el çantasına talip olduğumuz Hakan,gözünün içi gülen, inanılmaz şeker bi adam(racondan değil benden daha ilk&amp;nbsp;kez çıktı.) Ayrıca bilinmeyen yönleri de şaşırtmıyor değil mesela, çok çalışkan bir doktor,ne kadar&amp;nbsp;hangover olursa olsun her sabah 7de gayet fresh uyanırmış,güzel tost yapar kahvaltı hazırlarmış,akşama kadar çalışıp hiç yorulmadan hemen eğlenceye girişebilirmiş falan. İstanbul'a geleli çok olmayan&amp;nbsp;doktor Hakan, geldiği gibi geleceğin ikonu olmaya aday&amp;nbsp;(bence en cok ayakkabılarıyla).&lt;br /&gt;Gecenin kabusu olan Gucci kasketli silikon bombası abla dışında&amp;nbsp;gayet şık, hoş bir geceydi&amp;nbsp;neticede.&lt;img border="0" height="240" j6="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-7hm26jmo2LQ/TWMXXobV-nI/AAAAAAAAAIw/jPTg-nkW8ks/s320/158.JPG" width="320" /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Erman Toroğlu,Cengiz Semercioğlu,Oben Budak,Indhira Taspinar, Korcan Karar ve sarışın güzel kadın, Kerem Gönlüm ve eşi,Pascal Nouma ve diğerleri..hatırlananlar bunlar..&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-uYnxiBP05IY/TVuX2XH-fFI/AAAAAAAAAGg/klHZa6EFZXo/s1600/benlii.BMP" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-uYnxiBP05IY/TVuX2XH-fFI/AAAAAAAAAGg/klHZa6EFZXo/s1600/benlii.BMP" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Evet..esas konu var, Melisa Cakarlar.. bunu bu konuda eritmeden ayrıca anlatmak istiorum, ama ne zaman??&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-lDhnzm2Idxs/TVuYX7ARCGI/AAAAAAAAAGk/PZk7q0EhHeg/s1600/154.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2353375805082380975-4437777641457581314?l=minikisunique.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://minikisunique.blogspot.com/feeds/4437777641457581314/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://minikisunique.blogspot.com/2011/02/dun-gece-ne-oldu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2353375805082380975/posts/default/4437777641457581314'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2353375805082380975/posts/default/4437777641457581314'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://minikisunique.blogspot.com/2011/02/dun-gece-ne-oldu.html' title='Bir Salı:Dün gece neler oldu?'/><author><name>minikisunique</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08234045650881065748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://3.bp.blogspot.com/-PO4dnqTymQ4/TVoiB3EbRBI/AAAAAAAAAFc/1y6v93jgIO4/s220/prof.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-UYF757XASKg/TWMXL2D8WtI/AAAAAAAAAIg/_q0TbBHEwhg/s72-c/171.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2353375805082380975.post-147223969125345705</id><published>2011-02-15T06:45:00.000-08:00</published><updated>2011-02-28T06:08:20.283-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eda Taşpınar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Babylon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Özlem Süer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kanyon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sushico'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Supermarket'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ankara'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nublu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Delicatessen'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ayşedeniz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Macy Gray'/><title type='text'>Bir Macy Gray daha geçti.</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-14iQIWH9DSg/TVqFLS2--uI/AAAAAAAAAF8/3TdSXVgMfcY/s1600/macy1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-14iQIWH9DSg/TVqFLS2--uI/AAAAAAAAAF8/3TdSXVgMfcY/s320/macy1.jpg" width="213" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yoktu kardeşim dün akşam planım falan,bütün sevgililer günü boyunca 4598594802 kişiden duyduk bu soruyu heralde.Ha plan yapacak olsaydım mesela, ya da siz hala bulamadıysanız ben kesin Macy Gray'e&amp;nbsp;&amp;nbsp;giderdim.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-z_AcmsOekRQ/TVqFN-65fVI/AAAAAAAAAGA/Ex9YGY02CYA/s1600/macy5.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="213" src="http://2.bp.blogspot.com/-z_AcmsOekRQ/TVqFN-65fVI/AAAAAAAAAGA/Ex9YGY02CYA/s320/macy5.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sevgilim gelmese de giderdim.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-GKsv_djdGnw/TVqFSch8gSI/AAAAAAAAAGE/ejkHMl0MJDg/s1600/macy3.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="213" src="http://3.bp.blogspot.com/-GKsv_djdGnw/TVqFSch8gSI/AAAAAAAAAGE/ejkHMl0MJDg/s320/macy3.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Hatta konserden sonra Nublu'daki partisine katılırdım.&lt;br /&gt;Yok gidemediysem,sevgilimle romantik bi gün geçirdim misal,adama Macy Gray mi o da ne? dedirttim diyelim, bugün bidaha giderdim.Şaka değil gerçek.Bu gece de sahnede.&amp;nbsp;E bu kadar anlatıyorum neden gitmiorum?&lt;br /&gt;a-Bilet bulamadım&lt;br /&gt;b-Gidecek adam bulamadım,konseri yanlız istemek istemiyorum&lt;br /&gt;c-24ümü dodurmadığımdan Babylon'a kabul edilmiceğimi biliyorum&lt;br /&gt;d-Eda Taşpınar'ın partisine davetliyim bebeğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevap için&amp;nbsp;hadiseyi en başından anlatmak gerekirse şöyle:&lt;br /&gt;Hikaye çok eskilerden başlar, Ankara'da sonradan&amp;nbsp;yaşama gençler, kulaktan kulağa kendisini duyar,merak ederler ancak İstanbul'a yerleştiğinden kendisine pek vakıf olana rastlanmaz bizim jenerasyondan. Yine aynı şekilde İstanbul'a yerleşip eğlence sektörüne hizmet veren ya da eğlencenin göbeğinde yaşayan eş dost tarafından Ankaralı bi Deniz var diye saatlerce anlatılır kendisi. Algıda seçicilik başlar. Buraya geldikten sonra da hayranlığa dönüşür.Neyine?diyenlere anlatalım,&lt;br /&gt;Bizim pencereden çok sevimli görünür kendisi, hayatla,dünyayla inanılmaz barışık,yemekten içmekten çok keyif alan,(bedenine bakınca inanmak güçleşen), 23 yaşındayken bile onun kadar enerjik olmadığımız için utandıran, uzaktan bakınca gece hayatının içinde, hergece orda burda görüntüsü verip işin aslında haftada sadece 2 gün doğru eventlere katılarak programını devam ettiren, neticede bana göre başarılı,kendini başarmış bi kadın. Bu kadın, blog yazmaya başlıyor,blogu da doktor Hakan'ın sihirli parmaklarına emanet ediyor zaman zaman.Ama pek çok blogger a taş çıkartıcak bi çalışkanlıkla hergün bir hadise post ediliyor.Sıkmadan, dürüstçe okutuyor sayfaları bize.Bigün bir yarışma yapıcam diyor, beni neden takip ettiğinizi bi söyleyin bakalım. Söylüyorum, ama öylesine, kim nerden bilicek diye. &lt;br /&gt;2 gün sonra Kanyon'da Özlem Süer House 'tayız&amp;nbsp;Delicious Shopping Party&amp;nbsp;etkinliğinde.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-d3ioFWNnxFI/TVqJwxeG0sI/AAAAAAAAAGI/1Fl-4vbHNOk/s1600/%25C3%25B6zlem+suer.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-d3ioFWNnxFI/TVqJwxeG0sI/AAAAAAAAAGI/1Fl-4vbHNOk/s320/%25C3%25B6zlem+suer.jpg" width="213" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-28lhkZK_piI/TVqJ5-jmOgI/AAAAAAAAAGM/J8qUKIJtJjc/s1600/%25C3%25B6zlem+s%25C3%25BCer.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-28lhkZK_piI/TVqJ5-jmOgI/AAAAAAAAAGM/J8qUKIJtJjc/s320/%25C3%25B6zlem+s%25C3%25BCer.jpg" width="213" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-cvz9KNIUHXM/TVqO3SDB0EI/AAAAAAAAAGQ/66igzburFs8/s1600/en%2Biyi.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://3.bp.blogspot.com/-cvz9KNIUHXM/TVqO3SDB0EI/AAAAAAAAAGQ/66igzburFs8/s400/en%2Biyi.jpg" width="267" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Delicatessen'den ,bi hafta önce de Sushico'dan hatta bu akşam da LilBitz'ten fuzyon lezzetlerin tadılacağı ve eğlenileceği bi event aslında. Mag ekibimiz Uğur ve Ersin'i alıp işten gidiyoruz.&lt;br /&gt;Ve solumuzda doktor Hakan ı farkediyoruz.Sohbet geliyor bloga ve bende takip ediyorum tabiki hatta yarışmaya adayım desem yeridir.&lt;br /&gt;Dememe kalmadan Hakan'ı şaşırtıyorum çünkü onlar da benim kim olduğmu bilmeden aslında seçmek istiyorlar, farkında olmadan beğendirmişiz yorumu. Program yapılıyor ve Perşembe açıklanıyor, haftaya Salı Eda Taşpınar'ın Supermarket by Longtable'da insanlara kendi tasarımı kokteylleri içirip,&amp;nbsp;hepsinin'outfit'ine istediği yorumu yapacağı,fotoğraflarını falan çekeceği bir partyde boy gösterilecek.Ekip çok fena. Bu geleneksel Salı partilerinin başlangıcına denk gelmiştim birara. Mekan cok eğlenceli gibi duruyor ama insanlar buz gibiydi.Biz de dalga geçmekle eğlenememek arası kendimizi corridorun sıcak ve samimi kollarına bırakmıştık. Bu sefer beni neler beklediğini&amp;nbsp;konusunda merak içindeyim.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-MijW21ECmvk/TVqO3WBK7BI/AAAAAAAAAGY/lucn26I2EjA/s1600/supermarke.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="221" src="http://4.bp.blogspot.com/-MijW21ECmvk/TVqO3WBK7BI/AAAAAAAAAGY/lucn26I2EjA/s400/supermarke.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Az önce de telefondan konuştuğum üzere, bu kar atıştıran şubat gününde sıcacık bir konuşma gerçekleştiğim Ayşe Deniz'e her ne kadar akut faranjitin ıhlamurla antibiyotla düzelmemiş sesiyle cevap vermeye çalıştıysam da,yarın çok çılgın bi hikayeyle gelebilirim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2353375805082380975-147223969125345705?l=minikisunique.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://minikisunique.blogspot.com/feeds/147223969125345705/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://minikisunique.blogspot.com/2011/02/bir-macy-gray-daha-gecti.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2353375805082380975/posts/default/147223969125345705'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2353375805082380975/posts/default/147223969125345705'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://minikisunique.blogspot.com/2011/02/bir-macy-gray-daha-gecti.html' title='Bir Macy Gray daha geçti.'/><author><name>minikisunique</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08234045650881065748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://3.bp.blogspot.com/-PO4dnqTymQ4/TVoiB3EbRBI/AAAAAAAAAFc/1y6v93jgIO4/s220/prof.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-14iQIWH9DSg/TVqFLS2--uI/AAAAAAAAAF8/3TdSXVgMfcY/s72-c/macy1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2353375805082380975.post-9094827309670976219</id><published>2011-02-14T11:56:00.000-08:00</published><updated>2011-02-28T06:23:08.988-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Pera Müzesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galata Şarküteri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kahvaltı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sergi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Melis Uslu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Lastik Pabuç'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Frida'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Delicatessen'/><title type='text'>Bu pazar:Frida&amp;Diego,Galata ve diğerleri</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-mXGuvgMfvYU/TVmKFUL6L4I/AAAAAAAAAFM/cecptBVYgHk/s1600/IMG_4257.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="213" src="http://4.bp.blogspot.com/-mXGuvgMfvYU/TVmKFUL6L4I/AAAAAAAAAFM/cecptBVYgHk/s320/IMG_4257.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bugün cuma! dedik ve geldik eve.Yakında kapılmak üzere olduğumuz bir plaza sendromu varmış,o yüzden enerjiyi yükseltmek için uğraşın diyolar buralarda.O yüzden işten çıkan kendini atsın arkadaşlarını yanına, mümkünse bir de&amp;nbsp;kadeh alsın eline. Her zamanki gibi Torro da Güneşin yan koltuğunda oturur oluyoruz iş çıkışı 1 saat ötesi. Asmalı daki House Cafe de projelere daldığımızdan saatin 1 olduğunu ancak farkediyor ve alkol kana karışmadan cumartesi sabahına geçiorum. &lt;br /&gt;City's e geliriz,limonatasını sevdik falan, bir de sergileri var aslında Limonata'ya çıkmadan. Geçen hafta pek çok kadın oyuncunun katıldığı bi fotoğraf sergisi vardı mesela,ilgilendik ama elimizde fotoğraf yok.Bu hafta yenileriyle şöyle:&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-dz_knX0uZr4/TVk_xopc9aI/AAAAAAAAAEA/vY8ETDP6o50/s1600/IMG_4230.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="213" src="http://2.bp.blogspot.com/-dz_knX0uZr4/TVk_xopc9aI/AAAAAAAAAEA/vY8ETDP6o50/s320/IMG_4230.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-wi8oVil-JnU/TVk_UtLzDpI/AAAAAAAAAD8/o1xLq3DRj2Q/s1600/IMG_4224.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img &lt;div="" border="0" class="separator" h5="true" height="213" src="http://1.bp.blogspot.com/-wi8oVil-JnU/TVk_UtLzDpI/AAAAAAAAAD8/o1xLq3DRj2Q/s320/IMG_4224.JPG" style="clear: both; text-align: center;" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-54WZ2MSYcdA/TVlAp1loMQI/AAAAAAAAAEI/8k9t321Nu28/s1600/IMG_4232.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="213" src="http://1.bp.blogspot.com/-54WZ2MSYcdA/TVlAp1loMQI/AAAAAAAAAEI/8k9t321Nu28/s320/IMG_4232.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-012yFUade7M/TVlAN2L49NI/AAAAAAAAAEE/e_ApOjQSdEM/s1600/IMG_4231.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="213" src="http://4.bp.blogspot.com/-012yFUade7M/TVlAN2L49NI/AAAAAAAAAEE/e_ApOjQSdEM/s320/IMG_4231.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-wi8oVil-JnU/TVk_UtLzDpI/AAAAAAAAAD8/o1xLq3DRj2Q/s1600/IMG_4224.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-2Oy9-N5_yYc/TVlCoPQFL2I/AAAAAAAAAEY/1XOzmRRLq5Q/s1600/IMG_4255.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="213" src="http://1.bp.blogspot.com/-2Oy9-N5_yYc/TVlCoPQFL2I/AAAAAAAAAEY/1XOzmRRLq5Q/s320/IMG_4255.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Melisciğimizi bilen bilir,süper takılar tasarlar,biz de&amp;nbsp;onları takarız ofiste herkesin gözünü kamaştırırız,&amp;nbsp;İtalya'yı çok sever, hatta bugün de ilk iş günü! Buyrun bakın,inceleyin(melisuslu.blogspot.com).&lt;br /&gt;Melis'i de alıp bütün mağazaları inceledikten sonra biraz şarap içelim dedik:) Delicatessen'in mutfağında bulduk kendimizi ama&amp;nbsp;ne servisinden ne tavırlarından&amp;nbsp;hoşlanmadığımızı güneşcim,&amp;nbsp;dirtycopy.blogspot.com'ta üstüne basa basa anlatmıştı zaten. Ama yine de içindeki mükemmel ortamdan yemeklerinin görüntüsünden çok çok çoook hoşlanıyorum ne yalan söyliyeyim.&amp;nbsp;Vee kendimizi mükemmel bi pazara hazır ettik dostlar.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-wi8oVil-JnU/TVk_UtLzDpI/AAAAAAAAAD8/o1xLq3DRj2Q/s1600/IMG_4224.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img &lt;div="" border="0" class="separator" h5="true" height="213" src="http://1.bp.blogspot.com/-wi8oVil-JnU/TVk_UtLzDpI/AAAAAAAAAD8/o1xLq3DRj2Q/s320/IMG_4224.JPG" style="clear: both; text-align: center;" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-EAVeQgy1BqM/TVlGPLiTcdI/AAAAAAAAAEk/U-ox2aFPLJY/s1600/IMG_4270.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="267" src="http://3.bp.blogspot.com/-EAVeQgy1BqM/TVlGPLiTcdI/AAAAAAAAAEk/U-ox2aFPLJY/s400/IMG_4270.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-ARIkiInFDjk/TVlGPTku5tI/AAAAAAAAAEs/gOrnfXptyNc/s1600/IMG_4290.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="267" src="http://3.bp.blogspot.com/-ARIkiInFDjk/TVlGPTku5tI/AAAAAAAAAEs/gOrnfXptyNc/s400/IMG_4290.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-EvOzDYTNTM0/TVlGPgRyStI/AAAAAAAAAE0/qlgbc4p0CbQ/s1600/IMG_4291.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="267" src="http://4.bp.blogspot.com/-EvOzDYTNTM0/TVlGPgRyStI/AAAAAAAAAE0/qlgbc4p0CbQ/s400/IMG_4291.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bir pazar ki içinde neler barındıran. Sabah bizi taa Rusyalardan gelen rus sevgisiyle bezenmiş arkadaşımız Ufku uyandırıyor uyanın ben kahvaltınızın methini çok duydum gelip ille de yemem lazım diye.Peki, diyoruz ona da hazırlıoruz tabi. Arkasından Frida&amp;amp;Kahlo ya yol alınıyor. Diğer yandan Bbase de kahve içmekten içinde kahve ağacı çıkacak olan Çınar da yerinden kalkıp katılıyor sergi turumuza.Bütün katları baya hatim ediyoruz etmesine de,şu Frida hadisesi beni benden alıyor.Sergiden etkileneksiniz,tamam ama serginin içinde kendi konuşmalarının yer aldığı kısa bir video gösterimi var. Anlattıkları sanki bu dünyadan değilmiş gibi, ikisini de birbirini anlatşına şahit olmalısınız ey bütün okurlar.Zaten bugün 14 Şubat, kapıp gidin sevdiğinizi daha ne. Fotoğraflar çekiliyor,bir üst kattaki sergide bir de bakıyoruz o da ne Güneş'in en sevdiği sanat eseri orada:)!&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-7wre-w108sA/TVlGP3xEF6I/AAAAAAAAAE8/Y27n5nZuAqM/s1600/IMG_4285.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="267" src="http://3.bp.blogspot.com/-7wre-w108sA/TVlGP3xEF6I/AAAAAAAAAE8/Y27n5nZuAqM/s400/IMG_4285.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sergiden çıkış,Galata'ya iniş, Galata Şarküteri'ye alışkın ayaklar bizi önüne getiriyor,önünde durup ee nereye gidelim diyemeden içindeyiz.Nefis sandviçler yeniliyor,gazetelere göz gezdiriliyor.&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-zVqRgYUMR7o/TVmJzldBb9I/AAAAAAAAAFI/ocqK6UUwMyA/s1600/IMG_4313.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="213" src="http://2.bp.blogspot.com/-zVqRgYUMR7o/TVmJzldBb9I/AAAAAAAAAFI/ocqK6UUwMyA/s320/IMG_4313.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Lastik Papuç a doğru bir göz atmadan gitmeyiz deniliyor ve Lastik Papuç'taki mor lastik saatlere aşık &lt;br /&gt;olunarak Çınar'ın terasına &lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-nDuzma9z4yk/TVmJcsax2HI/AAAAAAAAAFE/uLjJSq9IpGw/s1600/IMG_4373.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="213" src="http://2.bp.blogspot.com/-nDuzma9z4yk/TVmJcsax2HI/AAAAAAAAAFE/uLjJSq9IpGw/s320/IMG_4373.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;yönelelim diyoruz.Maçka'dayız.Şarap Galata Şarküteri'den çıkarken alındı, Burda bi kadeh devrilecek ve sevgilisi olan gençlerin sevgililer günü alışverişine destek amaçlı bir nişantaşı turu yapacağız. Sohbet uzar, akşam olur ve ertesi gün için küçük bir alışveriş turu ardından Nişantaşı'ndaki jazz sandığımız ama iğrenç bi hal almış sokak festivalimsinin önünden kaçılır.:) &lt;br /&gt;Çınar'ın hiç duymadığımız için bizle dalga geçtiği,Godiva 'yı nasıl duymazsınız dünyanın en mükemmel çikolatası dediği Godiva'nın önüne gelioruz,amacımız Çınar'ın kızarkadaşı olup olmadığından emin olmadığı kız arkadaşı için çok mükemmel Godiva almak! Görevimiz ihya. Ama kapalı.Biz de üşüdük.Oh artık present tense ten postlar yazabileceğim. Bugün bu var yarın şu olacakmış diyebileceğim. &lt;br /&gt;Esas konu yarın neler olacak:)?!&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;/&amp;gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-dz_knX0uZr4/TVk_xopc9aI/AAAAAAAAAEA/vY8ETDP6o50/s1600/IMG_4230.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="213" src="http://2.bp.blogspot.com/-dz_knX0uZr4/TVk_xopc9aI/AAAAAAAAAEA/vY8ETDP6o50/s320/IMG_4230.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-012yFUade7M/TVlAN2L49NI/AAAAAAAAAEE/e_ApOjQSdEM/s1600/IMG_4231.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="213" src="http://4.bp.blogspot.com/-012yFUade7M/TVlAN2L49NI/AAAAAAAAAEE/e_ApOjQSdEM/s320/IMG_4231.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-54WZ2MSYcdA/TVlAp1loMQI/AAAAAAAAAEI/8k9t321Nu28/s1600/IMG_4232.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="213" src="http://1.bp.blogspot.com/-54WZ2MSYcdA/TVlAp1loMQI/AAAAAAAAAEI/8k9t321Nu28/s320/IMG_4232.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-UyrJ2Sfh8mU/TVlBLB0SJiI/AAAAAAAAAEM/poCR4J_yM_Q/s1600/IMG_4249.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="213" src="http://3.bp.blogspot.com/-UyrJ2Sfh8mU/TVlBLB0SJiI/AAAAAAAAAEM/poCR4J_yM_Q/s320/IMG_4249.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-GaByndcleP0/TVlBoB-Zh3I/AAAAAAAAAEQ/wpjXivsGsqM/s1600/IMG_4250.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="213" src="http://1.bp.blogspot.com/-GaByndcleP0/TVlBoB-Zh3I/AAAAAAAAAEQ/wpjXivsGsqM/s320/IMG_4250.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2353375805082380975-9094827309670976219?l=minikisunique.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://minikisunique.blogspot.com/feeds/9094827309670976219/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://minikisunique.blogspot.com/2011/02/bu-pazarfrida-ve-digerleri.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2353375805082380975/posts/default/9094827309670976219'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2353375805082380975/posts/default/9094827309670976219'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://minikisunique.blogspot.com/2011/02/bu-pazarfrida-ve-digerleri.html' title='Bu pazar:Frida&amp;Diego,Galata ve diğerleri'/><author><name>minikisunique</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08234045650881065748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://3.bp.blogspot.com/-PO4dnqTymQ4/TVoiB3EbRBI/AAAAAAAAAFc/1y6v93jgIO4/s220/prof.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-mXGuvgMfvYU/TVmKFUL6L4I/AAAAAAAAAFM/cecptBVYgHk/s72-c/IMG_4257.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2353375805082380975.post-6026367815063743686</id><published>2011-02-14T04:09:00.000-08:00</published><updated>2011-02-28T06:12:52.434-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eelence'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='maybe Salomanje'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Oktoberfest'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dirtycopy'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kutican'/><title type='text'>eelence'de durum nedir?</title><content type='html'>Bu keçi gribi hadisesi sonunda bize de geldi çattı.Bir cuma akşamı Salomanje de içilemeyen şarap, dumanı çekilemeyen sigara ve yükselen ateş o haftanın habercisi olmuştu aslında ama,anlamadım.Dinlemedim. Hastalık psikolojik derler,hastayım deme iyiyim de,hiçbişeyciğin kalmaz derdi biri.Ben de öyle yaptım ama sabah uyandığımda bilinç kaybı yaşamamak için en yakın hastaneye yatış yaptık. Taa İsveçten gelen sevgili Kuti de üşenmedi hastanede serum başındayken&amp;nbsp;bizimle oturup sohbetten,Güneş'ten korunmanın yolları makalelerini okumaktan, çekinmedi. Biraz haftasonu planları altüst olmuş gibi gelse de bana hiç çaktırmadıkları için mükemmel hastabakıcılar Güneş le Kutay'ı şiddetle tavsiye ediorum.:) Ha öncesi,öncesi var tabi. Ben kendimi dinlemeden iyi zannettiğim akşam,Salomanje'den çıkıp Oktoberfest'te birashot yapan,acılı bira iç bişeyin kalmaz diyen, iyileşeyim diye jager öneren bi ekibe gidiyorum:) Ordan çıkıp,soluğu daha önce çokça sefer alelade girip eğlencenin son noktasına geldiğimiz, ardarda çalan hafızalarımızdan zorla çıkarttığımız türkçe şarkılarla içimizi kıpırdatan eelence'de alıyoruz.Yine aynı yüzler, aynı müzikler ama nedense hala sıkılamayan biz.Nefeslerin birbirine karıştığı gereksiz bi kalabalık o akşam ama yine de kimse dans etmekten geri kalmıyordu içerde. Uzunca zaman içerde kalındı,çok eelenceli içkileri Aşk-ı Memnu ve Cihangir denenmeye çalışıldı, ve gelindi eve.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-J_Bo1LFPWRI/TVkbWUoimWI/AAAAAAAAADk/kqa2K-5wNl4/s1600/DSC_9926.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="214" src="http://4.bp.blogspot.com/-J_Bo1LFPWRI/TVkbWUoimWI/AAAAAAAAADk/kqa2K-5wNl4/s320/DSC_9926.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Ben hasta yatağımda yatarken vefakar dostumuz İsveç şövalyesi ni şöyle bi Galata Kulesi ne götürmüştü Güneş hanım en son. Arkasından gelen 3 günlük raporla ayağa kalktık ve bakın bi sonraki&amp;nbsp;hafta neler yaptık&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2353375805082380975-6026367815063743686?l=minikisunique.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://minikisunique.blogspot.com/feeds/6026367815063743686/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://minikisunique.blogspot.com/2011/02/bu-keci-gribi-hadisesi-sonunda-bize-de.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2353375805082380975/posts/default/6026367815063743686'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2353375805082380975/posts/default/6026367815063743686'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://minikisunique.blogspot.com/2011/02/bu-keci-gribi-hadisesi-sonunda-bize-de.html' title='eelence&apos;de durum nedir?'/><author><name>minikisunique</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08234045650881065748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://3.bp.blogspot.com/-PO4dnqTymQ4/TVoiB3EbRBI/AAAAAAAAAFc/1y6v93jgIO4/s220/prof.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-J_Bo1LFPWRI/TVkbWUoimWI/AAAAAAAAADk/kqa2K-5wNl4/s72-c/DSC_9926.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2353375805082380975.post-2624898580688766286</id><published>2011-02-14T01:22:00.000-08:00</published><updated>2011-02-28T06:09:52.648-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nupera'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tamirane'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sergi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='santralistanbul'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='360'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sosa'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kutican'/><title type='text'>Santralistanbul,Tamirane ve diğerleri</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Stockholm'den bu aralar misafirimiz pek çok.Bi iskandinav havası evde sormayın gitsin.E ta oralardan gelen misafiri ne yapmalı nereye götürmeli?diye düşünüyoruz biz de. İlk gün türlü türlü mekanlar,restoranlar yemekler dedikten sonra akşam nerde eğlendirsek diyor soluğu ilk 360ta alıyoruz.360tan pek hazetmememe, dans eden kızlara bazen ağzımın suyu akmasına rağmen müthiş bi manzarada 1 saat bitiyor,akabinde sokaktaki neolduğubelliolmayan&amp;nbsp;tequila shotları içip Nupera'ya atıoruz kendimizi.Neyseki Auf tam istediğimiz gibi.Boşalmasına ramak kalmış ve herkes karşıda.Bu demek dans etmek. Bizim için gayet komik geçen gece, kokoreç aşkıyla yanıp tutuşan gurbetçi arkadaşlarımızı en&amp;nbsp;yakın kokoreççiye transfer ederek son buluyor.&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-DDfEvYjXif4/TVj0I2B9CqI/AAAAAAAAACc/_-k2Er-3ijg/s1600/IMG_2299.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;img border="0" height="267" src="http://3.bp.blogspot.com/-DDfEvYjXif4/TVj0I2B9CqI/AAAAAAAAACc/_-k2Er-3ijg/s400/IMG_2299.JPG" width="400" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Esas konu şu:Pazar günü seramonisi nedir? &lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Sabah kalkılır, kahvaltı için bu gri havada bebekti,kuzguncuktu hiç böyle yerleri aklımıza getirmeden Santralistanbul'a gelinir.Evet,burda da sergi.Ama önce Tamirane de güzel güzel kahvaltı sofrası kurulurken Morning Jazz Sessions parçaları gayet canlı canlı dinlenir. Kadife gibi bi ses yanınızda en sevdiğiniz şarkıları söylüyor saat 13.00 ve bir pazar sabahı,bir kez daha gelinmesi gerekenler listesine alınıyor.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Bence yeter oturduğumuz,sergiyi merak ediyorum. Belki de gördüğüm en orjinal müze,bu enerji müzesi.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Biraz içerdekilerle şımarmış olsak da hem çok eğlendik hem de baya şaşırdık açıkçası.Meğer İstanbul'un ilk elektrik santraliymiş ve hiç değişime uğramadan muhafaza edilebilmiş.Bi yandan da Bilgi Üniversitesi'nin bu kampüsünde okuyan arkadaşlarımızı kıskanmadık değil.Ardından karşıda Italian Design sergisi.Başımız dönene kadar gezdikten sonra Ortaköy House Cafe'de ısınmaya çalışarak içilen kahve, Kanyon Sosa'da yenilen yemekle son bulur ve misafirimizi İstanbul'da bizimle geçirdiği ilk İstanbul haftasonunda soğuk memleketine geri gönderioruz.Peki birdaha geldiğinde neler oldu acaba?&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-llpg5GJPs2M/TVj0JbErUYI/AAAAAAAAACk/hC0PFy-agLo/s1600/IMG_2370.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="267" src="http://3.bp.blogspot.com/-llpg5GJPs2M/TVj0JbErUYI/AAAAAAAAACk/hC0PFy-agLo/s400/IMG_2370.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-CaMKbtOrirI/TVj0KT6Nf3I/AAAAAAAAAC8/W4Vw3jQWacw/s1600/IMG_2393.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="267" src="http://1.bp.blogspot.com/-CaMKbtOrirI/TVj0KT6Nf3I/AAAAAAAAAC8/W4Vw3jQWacw/s400/IMG_2393.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-tEMpJiF41XQ/TVj0KNxcI5I/AAAAAAAAAC0/vk4WxwQ_Odo/s1600/IMG_2392.JPG" imageanchor="1" style="clear: right; cssfloat: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="267" src="http://3.bp.blogspot.com/-tEMpJiF41XQ/TVj0KNxcI5I/AAAAAAAAAC0/vk4WxwQ_Odo/s400/IMG_2392.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-wWMoumtnBy4/TVj0JtoMt4I/AAAAAAAAACs/DvoGDOCJPvk/s1600/IMG_2374.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="267" src="http://1.bp.blogspot.com/-wWMoumtnBy4/TVj0JtoMt4I/AAAAAAAAACs/DvoGDOCJPvk/s400/IMG_2374.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-gHl9Zg1lHMY/TVj2g-6TPuI/AAAAAAAAADE/tnEDmO5xofE/s1600/IMG_2400.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="213" src="http://3.bp.blogspot.com/-gHl9Zg1lHMY/TVj2g-6TPuI/AAAAAAAAADE/tnEDmO5xofE/s320/IMG_2400.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-fXsn_P83d2s/TVj3BON3uyI/AAAAAAAAADI/BNa7D2IwCXg/s1600/IMG_2398.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="213" src="http://2.bp.blogspot.com/-fXsn_P83d2s/TVj3BON3uyI/AAAAAAAAADI/BNa7D2IwCXg/s320/IMG_2398.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-YJv34I6OYUQ/TVj3jhtbyzI/AAAAAAAAADM/rvz6dabHW90/s1600/IMG_2405+%25282%2529.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="213" src="http://2.bp.blogspot.com/-YJv34I6OYUQ/TVj3jhtbyzI/AAAAAAAAADM/rvz6dabHW90/s320/IMG_2405+%25282%2529.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-PnRUwsWBlcs/TVj4EaBJ8UI/AAAAAAAAADQ/9Yg0PzSeFUc/s1600/IMG_2407.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="213" src="http://3.bp.blogspot.com/-PnRUwsWBlcs/TVj4EaBJ8UI/AAAAAAAAADQ/9Yg0PzSeFUc/s320/IMG_2407.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-IapDYMK9oos/TVj4ihgB5DI/AAAAAAAAADU/wVnC6p-jdkM/s1600/IMG_2408.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="213" src="http://4.bp.blogspot.com/-IapDYMK9oos/TVj4ihgB5DI/AAAAAAAAADU/wVnC6p-jdkM/s320/IMG_2408.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-tL8_JbR8zpc/TVj5Fq_jPeI/AAAAAAAAADY/LppMHwUQzNo/s1600/IMG_2410.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="213" src="http://1.bp.blogspot.com/-tL8_JbR8zpc/TVj5Fq_jPeI/AAAAAAAAADY/LppMHwUQzNo/s320/IMG_2410.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-6m_xYMA2OPU/TVj6HvzLl0I/AAAAAAAAADg/Hd-IDbDaFRs/s1600/IMG_2515.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-6m_xYMA2OPU/TVj6HvzLl0I/AAAAAAAAADg/Hd-IDbDaFRs/s320/IMG_2515.JPG" width="213" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2353375805082380975-2624898580688766286?l=minikisunique.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://minikisunique.blogspot.com/feeds/2624898580688766286/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://minikisunique.blogspot.com/2011/02/stockholmden-bu-aralar-misafirimiz-pek.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2353375805082380975/posts/default/2624898580688766286'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2353375805082380975/posts/default/2624898580688766286'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://minikisunique.blogspot.com/2011/02/stockholmden-bu-aralar-misafirimiz-pek.html' title='Santralistanbul,Tamirane ve diğerleri'/><author><name>minikisunique</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08234045650881065748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://3.bp.blogspot.com/-PO4dnqTymQ4/TVoiB3EbRBI/AAAAAAAAAFc/1y6v93jgIO4/s220/prof.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-DDfEvYjXif4/TVj0I2B9CqI/AAAAAAAAACc/_-k2Er-3ijg/s72-c/IMG_2299.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2353375805082380975.post-5783743550903563212</id><published>2011-02-14T00:15:00.000-08:00</published><updated>2011-02-28T06:09:11.754-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Her şey Aşk&apos;tan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İstanbul Modern'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='IFW'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galata Şarküteri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Body Worlds'/><title type='text'>Galata Şarküteri,Body Worlds derken İstanbul Modernle biten cumartesi</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-h8BXnCQNaxM/TVjY42loz5I/AAAAAAAAABE/s0TX9vRlqIo/s1600/IMG_4319.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="214" src="http://2.bp.blogspot.com/-h8BXnCQNaxM/TVjY42loz5I/AAAAAAAAABE/s0TX9vRlqIo/s320/IMG_4319.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="clear: both; text-align: center;"&gt;Hastalık evresinden sonra garip ama güneşli bir gün.Herkes IFW de partideyken huzur modunda buluyoruz kendimizi.Giyiniyor çıkıyorum ve Pera Palas ın karşısındaki ikinci el mağaza ardından Her Şey Aşk'tan dolaşılıyor ve Galata'ya doğru yol alıyoruz. Galata Şarküteri'de gazeteler açılsın saatlerce kaybolunabilsin mümkünse.Buranın ne özelliği var?Ne güzel bi manzara ne aydınlık bi ortam.Ama ara sokakta çok lezzetli sandviçler yapan bizim evden daha samimi bi yer,kahvaltı isteyin,siparişi alan kız kendisi hazırlamaya başlıyor kendi elleriyle de getiriyor.Böyle bi sistem kaldı mı diyoruz ama çok da hoşumuza gidiyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-OOiKFZ0WyfM/TVjjYEUI-kI/AAAAAAAAACE/dK8Nr9KHZmc/s1600/Galatd.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="295" src="http://3.bp.blogspot.com/-OOiKFZ0WyfM/TVjjYEUI-kI/AAAAAAAAACE/dK8Nr9KHZmc/s400/Galatd.jpg" width="302" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-ZMcwGQPWjOs/TVjjX4kcX4I/AAAAAAAAAB8/zYQBpfszMXs/s1600/body-worlds.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://2.bp.blogspot.com/-ZMcwGQPWjOs/TVjjX4kcX4I/AAAAAAAAAB8/zYQBpfszMXs/s400/body-worlds.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-uS7pJf9BXKo/TVjjYofEUWI/AAAAAAAAACM/LjRwFzg3RI8/s1600/jghfhfkjhk.BMP" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-uS7pJf9BXKo/TVjjYofEUWI/AAAAAAAAACM/LjRwFzg3RI8/s400/jghfhfkjhk.BMP" width="193" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Çıkıyoruz,Karaköy'e. Maya'nın Karaköy Meyhanesi'nin Namlı'nın önünden geçiyor Antrepo'da Body Worlds'te buluyorum kendimi.Girer girmez Güneş bi köşeye ben bi köşeye iki saati bi çırpıda bitiriyoruz. Hayatını nasıl yaşaman gerektiğini, neler yapmak zorunda olduğunu,nasıl gelip ne olacağını anlatan inanılmaz bir deneyim. Herkes bu kadar etkilenmiyor nedense ama insanın kendi bedeniyle ilgili hiç tahmin etmediği şeyleri görmesi inanılmaz.&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Çıktık.Güneş hala batmamış,batarken onu İstanbul Modern 'de izliyor olacağız.Önce sergiyi ve tasarım ürünlerini inceleyim.Hüseyin Çağlayan tasarımı ajandalara bayılıyor birer tane ediniyor ve barına oturuyoruz. &lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Bu esnada IFW den canlı yayınla Mavi defilesinin ardından partiden gelen telefonlarla ilgilenmemiş gibi yaparak akşam yemeğini burda geçiriyoruz.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-CEcGdoM55wA/TVjjY-4goBI/AAAAAAAAACU/bhuKIqoGmVg/s1600/istmod.BMP" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-CEcGdoM55wA/TVjjY-4goBI/AAAAAAAAACU/bhuKIqoGmVg/s320/istmod.BMP" width="254" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2353375805082380975-5783743550903563212?l=minikisunique.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://minikisunique.blogspot.com/feeds/5783743550903563212/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://minikisunique.blogspot.com/2011/02/hastalk-evresinden-sonra-garip-ama.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2353375805082380975/posts/default/5783743550903563212'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2353375805082380975/posts/default/5783743550903563212'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://minikisunique.blogspot.com/2011/02/hastalk-evresinden-sonra-garip-ama.html' title='Galata Şarküteri,Body Worlds derken İstanbul Modernle biten cumartesi'/><author><name>minikisunique</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08234045650881065748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://3.bp.blogspot.com/-PO4dnqTymQ4/TVoiB3EbRBI/AAAAAAAAAFc/1y6v93jgIO4/s220/prof.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-h8BXnCQNaxM/TVjY42loz5I/AAAAAAAAABE/s0TX9vRlqIo/s72-c/IMG_4319.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
